Vesayetin Kaldırılması Davası Nedir?
Vesayetin kaldırılması davası, bir kişinin vesayet altında tutulmasını gerektiren kanuni sebebin ortadan kalkması üzerine, vesayet ilişkisinin sona erdirilmesi amacıyla yetkili mahkemeden karar verilmesinin istendiği hukuki süreçtir. Bu süreç, kişinin yalnızca vasisinden memnun olmaması veya başka bir yakınının kendisine vasi olarak atanmasını istemesinden farklıdır.
Türk hukukunda vesayet, korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin haklarının, kişiliklerinin ve malvarlıklarının güvence altına alınmasını amaçlar. Ancak vesayet, gerekli olmadığı hâlde süresiz devam ettirilmesi gereken bir uygulama değildir. Kısıtlama sebebinin ortadan kalkması durumunda, ilgili kanuni şartlara göre vesayetin sona erdirilmesi mümkündür.
Vesayetin kaldırılması taleplerinde öncelikle ilk kısıtlama kararının hangi nedenle verildiği belirlenmelidir. Çünkü akıl hastalığı nedeniyle verilen bir kısıtlama kararı ile kişinin kendi isteği üzerine verilen kararın kaldırılmasına ilişkin koşullar aynı değildir.
Vesayetin kaldırılmasında temel ilke, korunma ihtiyacının devam edip etmediğinin araştırılması ve kişinin hukuki ehliyetine ilişkin kararın güncel koşullara göre verilmesidir.
Vesayetin Kaldırılmasının Hukuki Dayanakları
Vesayetin sona ermesi ve kısıtlılığın kaldırılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Özellikle şu hükümler önem taşır:
- TMK 397: Vesayet makamı ve denetim makamı.
- TMK 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama.
- TMK 406: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim.
- TMK 407: Hapis cezasına bağlı koruma ve kısıtlama hükümleri.
- TMK 408: Kişinin kendi isteğiyle kısıtlanması.
- TMK 411: Vesayet işlerinde yetki.
- TMK 470: Küçükler üzerindeki vesayetin sona ermesi.
- TMK 471: Hükümlüler üzerindeki vesayetin sona ermesi.
- TMK 472: Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayetin kaldırılması.
- TMK 473: Vesayetin kaldırılmasının ilanı ve fiil ehliyeti.
- TMK 474: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında resmî sağlık kurulu raporu.
- TMK 475: Savurganlık ve bağımlılık gibi sebeplerde kaldırma koşulu.
- TMK 476: Kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayetinin kaldırılması.
Somut olayın özelliklerine göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu, vesayet organlarının denetimine ilişkin hükümler ve ilgili diğer mevzuat da uygulanabilir.
Vesayet Kararı Hangi Durumlarda Kaldırılabilir?
Vesayet kararının kaldırılması, kısıtlama kararının dayandığı hukuki sebebe göre değerlendirilir.
Başlıca durumlar şunlardır:
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle verilen kısıtlama kararının dayanağının ortadan kalkması.
- Savurganlık veya bağımlılık sebebiyle verilen kısıtlama kararının kaldırılmasına ilişkin özel şartların gerçekleşmesi.
- Kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasını gerektiren sebebin sona ermesi.
- Hapis cezasının infazına bağlı vesayetin kanunda belirtilen şekilde sona ermesi.
- Küçük üzerindeki vesayetin erginliğin kazanılmasıyla sona ermesi.
Bu durumların hepsi aynı usule tabi değildir. Bazı hâllerde mahkeme kararıyla kaldırma gerekirken bazı hâllerde kanun vesayetin kendiliğinden sona ermesini öngörmüştür.
Vesayetin Kaldırılması Davasını Kimler Açabilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 472. maddesine göre kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
Bu düzenleme, yalnızca mevcut vasinin başvuru yapabileceği yönündeki yanlış düşüncenin aksine, kısıtlı kişinin kendi korunma ihtiyacının yeniden değerlendirilmesini talep edebilmesine imkân tanır.
Kısıtlı Kişinin Kendisi Başvurabilir mi?
Evet. Kısıtlı kişi, vesayetin kaldırılmasını talep edebilir. Ancak talebin nasıl inceleneceği, kısıtlama sebebi ve kişinin somut hukuki durumu önem taşır.
Başvurunun yalnızca kişi tarafından yapılmış olması, kısıtlama kararının kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmaz.
Anne, Baba veya Çocuk Başvurabilir mi?
Kısıtlının yakınları, hukuki ilgilerinin bulunduğu durumlarda vesayetin kaldırılması talebinde bulunabilir.
Ancak yakınların kişinin artık vasiye ihtiyaç duymadığı yönündeki beyanları, kanunun aradığı tıbbi ve hukuki koşulların yerini tutmaz.
Vasi Vesayetin Kaldırılmasını İsteyebilir mi?
Vasi, vesayet altındaki kişinin durumunun değiştiğini veya korunma ihtiyacının ortadan kalktığını ileri sürebilir.
Ancak vasinin görevinden ayrılma isteğiyle kısıtlı üzerindeki vesayetin tamamen sona erdirilmesi birbirinden farklı taleplerdir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Verilen Vesayet Kararının Kaldırılması
Türk Medeni Kanunu'nun 474. maddesi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişiler hakkında özel bir şart öngörmektedir.
Buna göre vesayetin kaldırılmasına, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
Bu nedenle yalnızca kişinin kendisini iyi hissettiğini belirtmesi, yakınlarının sağlık durumunun düzeldiğini düşünmesi veya tek bir özel doktor görüşü, her durumda kanunun aradığı resmî sağlık kurulu raporunun yerine geçmez.
Psikiyatrik Rahatsızlık Nedeniyle Kısıtlama Nasıl Kaldırılır?
Psikiyatrik rahatsızlık sebebiyle verilen kısıtlama kararında, hastalığın güncel durumu ve korunma ihtiyacının devam edip etmediği önemlidir.
Resmî sağlık kurulu değerlendirmesi, kısıtlama sebebinin artık bulunup bulunmadığının belirlenmesinde kanuni delil niteliği taşır.
Mahkeme, raporun yeterliliğini ve uyuşmazlığın özelliklerini değerlendirerek karar verir.
Alzheimer veya Demans Nedeniyle Vesayet Kaldırılabilir mi?
Alzheimer ve diğer demans türlerinde hukuki değerlendirme, yalnızca hastalığın adına göre yapılmaz.
Önemli olan, kısıtlama kararına neden olan durumun güncel olarak devam edip etmediği ve kişinin korunma ihtiyacının hangi ölçüde bulunduğudur.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan kısıtlamada TMK 474 kapsamında resmî sağlık kurulu raporu gereklidir.
Bu nedenle vasi atanmış kişinin sağlık durumunda değişiklik olduğu düşünülüyorsa, buna ilişkin iddianın uygun tıbbi ve hukuki değerlendirmeyle incelenmesi gerekir.
Vesayetin Kaldırılması İçin Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Alınır?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan vesayetin kaldırılmasında resmî sağlık kurulu raporu özel önem taşır.
Uygulamada ilgili mahkeme, kısıtlamanın kaldırılmasına ilişkin talebi değerlendirirken kişinin yetkili sağlık kuruluşuna sevk edilmesini sağlayabilir.
Hazırlanacak raporun, yalnızca kişinin belirli bir hastalık tanısı taşıyıp taşımadığını değil, kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığını değerlendirmeye elverişli olması önemlidir.
Mevcut raporlar arasında çelişki bulunması veya raporun gerekli hukuki soruya yeterli açıklık getirmemesi hâlinde, ek inceleme ihtiyacı gündeme gelebilir.
Özel Hastane Raporu Yeterli midir?
Özel sağlık kuruluşlarından alınan belgeler başvurunun dayanağını açıklamaya yardımcı olabilir.
Ancak TMK 474'ün aradığı resmî sağlık kurulu raporunun gerekli olduğu durumlarda, özel bir doktor raporunun tek başına yeterli olduğu varsayılmamalıdır.
Eski Sağlık Raporuyla Vesayet Kaldırılabilir mi?
Kısıtlama kararının verildiği tarihte düzenlenen rapor, o dönemin sağlık durumunu ortaya koyabilir.
Vesayetin kaldırılmasında ise kısıtlama sebebinin güncel olarak ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti önemlidir.
Bu nedenle eski bir raporun tek başına güncel korunma ihtiyacını belirlemeye yeterli olmayabileceği dikkate alınmalıdır.
Vesayetin Kaldırılmasında Yargıtayın Sağlık Raporu Yaklaşımı
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 20 Mart 2014 tarihli, 2014/325 esas ve 2014/5148 karar sayılı ilamında, kısıtlama kararının kaldırılması talebinin resmî sağlık kurulu raporu alınmadan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu karar, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle verilmiş bir kısıtlama kararının devam edip etmeyeceği incelenirken gerekli tıbbi araştırmanın önemini göstermektedir.
Ancak her davada aynı sonuç ortaya çıkmaz. Somut olayın özellikleri ve güncel sağlık değerlendirmesi belirleyicidir.
Savurganlık Nedeniyle Verilen Vesayet Nasıl Kaldırılır?
Savurganlık nedeniyle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını istemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 475. maddesinde özel koşula bağlanmıştır.
Kanuna göre bu kapsamdaki kişinin, en az bir yıldan beri kısıtlanmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olması önem taşır.
Dolayısıyla yalnızca geçmişteki borçların ödenmiş olması veya aile üyelerinin kişinin artık savurgan olmadığını düşünmesi, her durumda vesayetin kaldırılması sonucunu doğurmaz.
Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı Nedeniyle Vesayetin Kaldırılması
Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde belirtilen bağımlılık hâlleri nedeniyle verilen kısıtlama kararlarının kaldırılmasında TMK 475 uygulanır.
Bu düzenleme, vesayetin kaldırılmasını isteyen kişinin en az bir yıldır kısıtlama sebebiyle ilgili olarak şikâyete yol açmamış olmasını aramaktadır.
Ancak bu durum, yalnızca belirli bir takvim süresinin geçmesiyle vesayetin otomatik biçimde kaldırılacağı anlamına gelmez.
Mahkeme, kısıtlama sebebinin güncel durumunu ve ilgili diğer hukuki koşulları değerlendirir.
Kendi İsteğiyle Kısıtlanan Kişi Vesayeti Kaldırabilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi kapsamında kişi, kanunda belirtilen koşullarda kendi isteğiyle kısıtlanmasını talep edebilir.
Bu şekilde kısıtlanan kişinin üzerindeki vesayetin kaldırılmasında TMK 476 uygulanır.
Kanuna göre kendi isteği üzerine kısıtlanmış kişinin vesayetinin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
Dolayısıyla kişinin daha önce kısıtlanmayı istemiş olması, daha sonra hiçbir hukuki inceleme yapılmadan bu karardan dönebileceği anlamına gelmez.
Hapis Cezası Nedeniyle Verilen Vesayet Ne Zaman Sona Erer?
Hapis cezasına bağlı vesayetin sona ermesi, 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile değiştirilen Türk Medeni Kanunu'nun 471. maddesinde düzenlenmiştir.
Güncel düzenlemeye göre özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Ancak hapis hâli devam ederken de kanunda belirtilen özel şartlarla vesayetin sona erdirilmesi mümkündür.
Beş Yıldan Az Hapis Cezasında Vesayetin Kaldırılması
TMK 471 uyarınca toplam beş yıldan az hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararlarında, kişinin istemi üzerine vesayetin sona erdirilmesi gündeme gelebilir.
Bu düzenleme, hapis cezasına bağlı vesayetin her durumda infazın bitmesini beklemek zorunda olmadığını göstermektedir.
Beş Yıl veya Daha Fazla Hapis Cezasında Vesayetin Kaldırılması
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı kısıtlamalarda ise kanun, kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkmasını arar.
Bu nedenle hapis süresine göre farklı hukuki koşullar uygulanmaktadır.
2024 yılında değiştirilen TMK 471 dikkate alınmadan hazırlanmış eski hukuk yazılarındaki açıklamalar güncel durumu tam olarak yansıtmayabilir.
Çocuk Üzerindeki Vesayet Ne Zaman Sona Erer?
Türk Medeni Kanunu'nun 470. maddesine göre küçük üzerindeki vesayet, küçüğün ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
Erginliğin mahkeme kararıyla kazanılması hâlinde ise kanunda buna ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Dolayısıyla velayet altında bulunmayan bir küçüğe atanmış vasinin görevi ile ergin bir kişinin kısıtlanması nedeniyle yürütülen vesayet aynı sona erme koşullarına tabi değildir.
Vesayetin Kaldırılması ile Vasinin Değiştirilmesi Arasındaki Fark
Bu iki işlem uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.
Vesayetin Kaldırılması
Kısıtlama sebebinin sona ermesi veya kanunun öngördüğü diğer nedenlerle kişinin vesayet altında tutulmasının sona erdirilmesidir.
Vasinin Değiştirilmesi
Vesayet ilişkisi devam ederken mevcut vasinin görevden ayrılması, görevden alınması veya yerine başka bir kişinin görevlendirilmesidir.
Örneğin vasi görevini kötüye kullanıyorsa fakat kısıtlı kişi hâlen korunmaya ihtiyaç duyuyorsa, yalnızca vasinin değiştirilmesi uygun hukuki talep olabilir.
Bu durumda vesayetin tamamen kaldırılması ile vasinin görevden alınması aynı sonucu doğurmaz.
Vasi atanması ve görevleri hakkında Vesayet ve Vasi Atanması sayfamızda ayrıntılı bilgi yer almaktadır.
Vasinin Görevini Kötüye Kullanması Vesayetin Kaldırılmasını Gerektirir mi?
Vasinin vesayet altındaki kişinin malvarlığını kötü yönetmesi, hesap verme yükümlülüğünü ihmal etmesi veya yetkilerini kişisel menfaatine kullanması ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Ancak vasinin kötü davranışı, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını kendiliğinden göstermez.
Türk Medeni Kanunu'nun 483. maddesinde vasinin görevden alınması sebepleri düzenlenmiştir.
Bu nedenle hukuki talebin, vesayetin kaldırılması mı yoksa vasinin görevden alınması ve yeni vasi atanması mı olduğu doğru belirlenmelidir.
Vesayetin Kaldırılması Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Vesayetin kaldırılması taleplerinde kural olarak görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamıdır.
Bu nedenle vesayetin kaldırılması talebinin aile hukukuyla bağlantılı olması, davanın doğrudan aile mahkemesinde açılacağı anlamına gelmez.
Yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi Nasıl Belirlenir?
Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesine göre vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
Dolayısıyla başvuruyu yapan yakının yerleşim yeri ile vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri farklıysa yetki değerlendirmesi dikkatle yapılmalıdır.
Vesayetin Kaldırılması Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvuru yapılmadan önce kısıtlama kararının hukuki dayanağı ve mevcut korunma ihtiyacının neden sona erdiği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Süreç genel olarak aşağıdaki aşamaları içerebilir:
- Mevcut vesayet veya kısıtlama kararının incelenmesi.
- Kararın hangi Türk Medeni Kanunu hükmüne dayandığının belirlenmesi.
- Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı iddiasının somutlaştırılması.
- Görevli ve yetkili sulh hukuk mahkemesinin belirlenmesi.
- Vesayetin kaldırılması isteminin hazırlanması.
- Mevcut sağlık ve diğer ilgili belgelerin sunulması.
- Gerekli durumlarda resmî sağlık kurulu raporu alınması.
- İlgili kişilerin beyanlarının ve diğer delillerin değerlendirilmesi.
- Mahkemenin vesayetin devamı veya sona ermesi hakkında karar vermesi.
- Kararın hukuki sonuçlarına göre ilgili kayıt ve temsil işlemlerinin yürütülmesi.
Başvuru aşamaları, vesayetin dayandığı sebebe ve kanunun öngördüğü özel koşullara göre farklılık gösterebilir.
Vesayetin Kaldırılması İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Dosyanın özelliklerine göre aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:
- Kısıtlama veya vasi atanmasına ilişkin mahkeme kararı.
- Başvuran kişinin kimlik ve iletişim bilgileri.
- Kısıtlı kişinin nüfus ve yerleşim yeri bilgileri.
- Vesayet dosyasının esas ve karar numaraları.
- Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını gösteren belgeler.
- Sağlık durumuna ilişkin güncel tıbbi kayıtlar.
- Kanunen gerekli ise resmî sağlık kurulu raporu.
- Kısıtlama sebebine ilişkin diğer hukuka uygun deliller.
- Mahkemenin gerekli gördüğü ek bilgi ve belgeler.
Belgelerin eksiksiz sunulması, talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Hukuki koşulların oluşması gerekir.
Vesayetin Kaldırılması Talebinde Delillerin Önemi
Vesayetin kaldırılması isteminde deliller, kısıtlama sebebinin artık devam etmediğini ortaya koymaya yöneliktir.
Ancak hangi delilin gerekli olduğu, başlangıçtaki kısıtlama sebebine göre belirlenir.
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporu öne çıkarken, malvarlığının kötü yönetilmesi veya savurganlık nedeniyle kısıtlamada davranışların güncel durumu ve ilgili kanuni koşullar önem taşır.
Bu nedenle farklı kısıtlama sebepleri için aynı belge listesinin ve aynı ispat yönteminin yeterli olduğu varsayılmamalıdır.
Mahkeme Vesayetin Kaldırılması Talebini Reddederse Ne Olur?
Vesayetin kaldırılması talebinin reddedilmesi, mevcut hukuki durumun ilgili karar ve kanuni koşullar çerçevesinde devam etmesi sonucunu doğurabilir.
Ancak ret kararının gerekçesi önemlidir.
Örneğin gerekli tıbbi araştırma yapılmadan, çelişkili raporlar değerlendirilmeden veya ilgili kanuni koşullar incelenmeden karar verilmesi, hukuki başvuru yollarında tartışma konusu olabilir.
Karara karşı başvurulabilecek yol ve süre, kararın niteliğine ve uygulanacak usul kurallarına göre değerlendirilmelidir.
Vesayetin Kaldırılması Kararıyla Fiil Ehliyeti Ne Zaman Geri Kazanılır?
Türk Medeni Kanunu'nun 473. maddesine göre kısıtlama kararı ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur.
Ancak kanun, fiil ehliyetinin yeniden kazanılmasının ilan yapılmasına bağlı olmadığını açıkça düzenlemektedir.
Dolayısıyla ilan işlemi ile kişinin hukuki ehliyetine yeniden kavuşması aynı hukuki kavram değildir.
Kararın türü, kesinleşme ve ilgili kayıt işlemleri somut durum çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Vesayet Kaldırılınca Banka Hesapları Ne Olur?
Vesayet altında bulunan kişinin banka hesapları ve parasal işlemleri, vasilik süresince ilgili temsil ve yönetim kurallarına tabi olabilir.
Vesayetin sona ermesiyle birlikte kişinin hukuki ehliyetine ilişkin yeni durum, banka işlemlerinin kim tarafından yapılabileceğini etkileyebilir.
Ancak bankaların mahkeme kararının ilgili belgelerini talep etmesi, mevcut blokelerin hangi nedenle konulduğu ve başka hukuki kısıtlamaların bulunup bulunmadığı ayrıca önemlidir.
Vesayetin sona ermesi, başka bir hukuki sebebe dayanan her hesap kısıtlamasının otomatik olarak kaldırıldığı anlamına gelmez.
Vesayet Kaldırılınca Ev veya Arsa Satılabilir mi?
Vesayet altındaki kişinin taşınmaz işlemleri, vasilik ve vesayet makamı izni gibi özel kurallara tabi olabilir.
Vesayet ilişkisinin sona ermesi, kişinin fiil ehliyeti bakımından önemli sonuçlar doğurur.
Ancak satışın geçerli olması için işlem tarihinde gereken ehliyetin bulunması ve taşınmaz üzerinde başka hukuki sınırlamaların bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir.
Bu nedenle vesayetin kaldırılması, mevcut ipotek, haciz veya diğer tapu kayıtlarının kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Vesayet Kaldırılınca Vekâletname Verilebilir mi?
Vekâletname düzenlenebilmesi, ilgili kişinin işlem tarihinde hukuken geçerli irade açıklamasında bulunabilmesine ve işlemin gerektirdiği ehliyet koşullarına bağlıdır.
Vesayetin kaldırılması kişinin hukuki durumunu etkileyebilir. Ancak noterlikte gerçekleştirilecek işlemin kendi koşulları ayrıca değerlendirilir.
Özellikle geçmişte kısıtlama sebebi olan sağlık durumunun işlem tarihindeki etkisinin önemi devam edebilir.
Vesayet Kaldırılınca Eski Vasi Hesap Vermek Zorunda mı?
Vasilik görevinin sona ermesi, daha önce yürütülen malvarlığı yönetimine ilişkin bütün sorumlulukların ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu'nun vesayet görevinin sona ermesine ilişkin hükümleri, malvarlığının devri ve görev sonu hesap işlemleri bakımından yükümlülükler öngörmektedir.
Vasinin, görev süresince yaptığı işlemlerle ilgili hesap verme ve gerektiğinde sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulanabilir.
Vesayet Kaldırılması ile Kayyımlığın Sona Ermesi Arasındaki Fark
Vesayet ve kayyımlık aynı hukuki kurum değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 477. maddesine göre temsil kayyımlığı, kayyımın yerine getirmekle görevlendirildiği işin tamamlanmasıyla sona erer.
Yönetim kayyımlığı ise görevlendirmeyi gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erebilir.
Buna karşılık kısıtlı kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması farklı kanuni koşullara bağlıdır.
Kayyımlığa ilişkin ayrıntılar için Kayyım Atanması Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Vesayet Kaldırılması ile Vasi Atanmasına İtiraz Aynı mı?
Vasi atanmasına itiraz, belirli bir kişinin vasi olarak seçilmesine veya ilgili atama işlemine yönelik olabilir.
Vesayetin kaldırılması ise kısıtlama sebebinin ortadan kalkması veya kanunda belirtilen sona erme hâllerinin gerçekleşmesine dayanır.
Bu nedenle vasi olarak görevlendirilen kişinin uygun olmadığı iddiasıyla, kısıtlı kişinin artık vasiye ihtiyaç duymadığı iddiası birbirinden ayrılmalıdır.
İstanbul'da Vesayetin Kaldırılması Davası
İstanbul'da vesayetin kaldırılması isteminde, mevcut vesayet dosyasının bulunduğu mahkeme ve kısıtlı kişinin yerleşim yeri dikkate alınmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesinde vesayet işleri bakımından yerleşim yerine dayanan özel yetki düzenlenmiştir.
Fatih, Bakırköy, Bağcılar, Küçükçekmece, Kadıköy, Üsküdar ve diğer İstanbul ilçelerinde bulunan kişiler bakımından da ilgili adli yargı çevresi ve vesayet dosyasının durumu değerlendirilir.
Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul'da vesayetin kaldırılması, vasi atanması, kayyımlık ve vesayet hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.
Vesayetin Kaldırılması Davalarında Sık Yapılan Hatalar
- Vesayet kararının vasinin talebiyle otomatik kaldırılacağını düşünmek.
- Vasinin değiştirilmesi ile vesayetin sona ermesini aynı işlem kabul etmek.
- Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporunu göz ardı etmek.
- Eski tarihli tıbbi raporun güncel değerlendirme yerine geçeceğini varsaymak.
- Savurganlık ve bağımlılık sebeplerindeki bir yıllık özel şartı incelememek.
- Kendi isteğiyle verilen kısıtlama kararının koşulsuz geri alınabileceğini düşünmek.
- Hapis cezasına bağlı vesayette 2024 kanun değişikliğini dikkate almamak.
- Küçüklerin ergin olmasıyla vesayetin sona ermesine ilişkin hükmü gözden kaçırmak.
- Vesayetin kaldırılması talebini doğrudan aile mahkemesinde açmak.
- Vasi tarafından yapılan işlemlerin görev sona erince denetim dışında kaldığını düşünmek.
- Vesayetin sona ermesiyle bütün banka ve tapu sınırlamalarının otomatik kaldırılacağını varsaymak.
- İlgili mahkeme kararına karşı başvuru yollarını ve süreleri incelememek.
Vesayetin Kaldırılması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Vesayetin kaldırılması davası nedir?
Vesayet altında bulunmayı gerektiren kanuni sebebin sona ermesi üzerine vesayetin kaldırılmasının talep edildiği hukuki süreçtir.
2. Vesayetin kaldırılması davasını kim açabilir?
TMK 472 uyarınca kısıtlı kişi ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir.
3. Vasi istemese de vesayet kaldırılabilir mi?
Kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde vasiyle ilgili kişinin görüşleri tek başına belirleyici değildir.
4. Vesayetin kaldırılması hangi mahkemeden istenir?
Kural olarak yetkili sulh hukuk mahkemesinden istenir.
5. Vesayet kararı sağlık raporuyla kaldırılır mı?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamada sebebin ortadan kalktığını gösteren resmî sağlık kurulu raporu gerekir. Kararı mahkeme verir.
6. Alzheimer nedeniyle verilen vesayet kaldırılabilir mi?
İlgili kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse kanuni koşullarla değerlendirilebilir.
7. Psikiyatrik hastalık nedeniyle kısıtlama kaldırılır mı?
Hastalığın güncel durumu ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı TMK 474 kapsamında incelenir.
8. Kendi isteğimle vasi atanmasını istemiştim; kaldırabilir miyim?
TMK 476 uyarınca kısıtlanmayı gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde kaldırılması istenebilir.
9. Savurganlık nedeniyle verilen vesayet nasıl kaldırılır?
TMK 475'teki, en az bir yıldır kısıtlama sebebiyle ilgili şikâyete yol açmama koşulu ve diğer hukuki şartlar incelenir.
10. Hapis cezası bitince vesayet kendiliğinden sona erer mi?
TMK 471'e göre hapis hâlinin hukuka uygun şekilde sona ermesiyle hapis cezasına bağlı vesayet kendiliğinden sona erer.
11. Hapis cezası bitmeden vesayet kaldırılabilir mi?
Evet. TMK 471'de beş yıldan az ve beş yıl veya daha fazla hapis cezaları bakımından farklı koşullar düzenlenmiştir.
12. Çocuğun vesayeti on sekiz yaşında sona erer mi?
Küçük üzerindeki vesayet erginliğin kazanılmasıyla sona erer. Erginliğin kazanılma koşulları ayrıca önemlidir.
13. Vasinin değiştirilmesi vesayeti kaldırır mı?
Hayır. Vasi değişikliği sırasında kısıtlının vesayet altında bulunması devam edebilir.
14. Vesayet kalkınca banka hesaplarını kendim yönetebilir miyim?
Kişinin yeni hukuki ehliyet durumuna göre mümkün olabilir. Banka işlemleri ve diğer hukuki sınırlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.
15. Vesayet kalkınca evimi satabilir miyim?
İşlem anındaki fiil ehliyeti, tapu kaydı ve diğer hukuki şartlar dikkate alınır.
16. Vesayetin kaldırılması ilan edilir mi?
TMK 473'e göre kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur.
17. Fiil ehliyetinin geri kazanılması ilan şartına bağlı mı?
Hayır. TMK 473, fiil ehliyetinin yeniden kazanılmasının ilana bağlı olmadığını düzenlemektedir.
18. Vesayetin kaldırılması reddedilirse ne yapılabilir?
Kararın gerekçesi ve uygulanacak usul kurallarına göre hukuki başvuru yolları değerlendirilmelidir.
19. Vasi görev sonunda hesap vermek zorunda mı?
Vesayet hükümleri kapsamında görev sonu hesap ve malvarlığına ilişkin yükümlülükler gündeme gelebilir.
20. Vesayetin kaldırılması davası ne kadar sürer?
Kısıtlama sebebi, sağlık kurulu incelemesi, deliller ve mahkemenin iş yüküne göre değişebilir. Kesin süre verilemez.
Vesayetin Kaldırılmasında Kişinin Haklarının ve Hukuki Güvenliğinin Korunması
Vesayet, kişinin korunması için öngörülmüş bir hukuki kurumdur. Ancak korunmayı gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde vesayetin devam ettirilip ettirilmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle vesayetin kaldırılması taleplerinde kişinin hukuki ehliyeti, güncel sağlık durumu, korunma ihtiyacı ve ilgili özel kanuni hükümler bir bütün olarak incelenmelidir.
Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul'da vesayetin kaldırılması ve vesayet hukukuna ilişkin işlemler konusunda hukuki bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.
Somut hukuki durumunuz hakkında bilgi almak için iletişim sayfamız üzerinden başvurabilirsiniz.