Vesayet ve Vasi Atanması Nedir?
Vesayet, velayet altında bulunmayan küçüklerin ve kanunda belirtilen sebeplerle kendi işlerini yürütmekte korunmaya ihtiyaç duyan ergin kişilerin haklarının, kişiliklerinin ve malvarlıklarının hukuki güvence altına alınmasını sağlayan koruma kurumudur. Vasi atanması ise vesayet altına alınan kişinin menfaatlerini korumak ve onu kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde temsil etmek üzere yetkili mahkeme tarafından bir kişinin görevlendirilmesidir.
Uygulamada vasi atanması; ileri yaşta bulunan anne veya babanın işlerini yönetememesi, kişinin ciddi bir hastalık nedeniyle hukuki işlemlerini yerine getirememesi, malvarlığının korunması ya da velayet altında bulunmayan bir çocuğa yasal temsilci atanması gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Ancak kişinin yaşlı, engelli veya hasta olması tek başına mutlaka kısıtlanması gerektiği anlamına gelmez. Kanuni kısıtlama şartlarının somut olayda gerçekleşmesi ve korunma ihtiyacının değerlendirilmesi gerekir.
Vesayetin temel amacı kişinin haklarını ortadan kaldırmak değil, kanunun gerekli gördüğü durumlarda onun kişisel ve ekonomik menfaatlerini korumaktır.
Vasi Atanmasının Yasal Dayanakları Nelerdir?
Vesayet ve vasi atanmasına ilişkin temel düzenlemeler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 396 ve devamı maddelerinde bulunmaktadır. Bunlar arasında özellikle aşağıdaki hükümler önemlidir:
- TMK 396–403: Vesayet organları, vesayet daireleri, vasi ve kayyım.
- TMK 404–408: Vesayeti gerektiren durumlar ve kısıtlama sebepleri.
- TMK 409–412: Kısıtlama usulü ve yetki.
- TMK 413–425: Vasinin atanması, yakınların önceliği, kaçınma ve itiraz.
- TMK 438–455: Vasinin görevleri, temsil ve malvarlığının yönetimi.
- TMK 456–461: Görev süresi, kayyımlık ve şikâyet.
- TMK 462–465: Mahkeme izni gereken hukuki işlemler.
- TMK 483 ve devamı: Vasinin görevden alınması ve vesayetin sona ermesine ilişkin hükümler.
Vesayet konusu aile hukuku ile bağlantılı olmakla birlikte görevli mahkeme açısından boşanma ve velayet davalarından ayrılır. Kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir.
Kimlere Vasi Atanabilir?
Vasi atanması bakımından ilk soru, ilgili kişinin vesayet altına alınmasını gerektiren kanuni bir durumun bulunup bulunmadığıdır.
Türk Medeni Kanunu'na göre velayet altında bulunmayan küçükler ile kısıtlanmasına karar verilen ergin kişiler hakkında vesayet hükümleri uygulanabilir.
Ergin kişinin kısıtlanması için ise kanunda belirtilen sebeplerden birinin ve ilgili şartların gerçekleşmesi gerekir.
Velayet Altında Bulunmayan Küçüğe Vasi Atanması
Türk Medeni Kanunu'nun 404. maddesi uyarınca velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Örneğin anne ve babanın ölümünden sonra çocuk üzerinde geçerli bir velayet ilişkisi kalmamışsa vasi atanması gündeme gelebilir.
Ancak anne veya babanın yalnızca ayrı yaşaması, boşanmış olması ya da çocuğa ilişkin bir uyuşmazlık bulunması her durumda vasi atanmasını gerektirmez. Öncelikle mevcut velayet durumu incelenmelidir.
Ergin Kişiye Vasi Atanması
Ergin kişiler için vasi atanması, kanuni kısıtlama sebeplerine dayanır. Bu sebeplerin varlığı ilgili deliller, gerektiğinde tıbbi raporlar ve mahkemenin araştırmasıyla değerlendirilir.
Kişinin tek başına hukuki işlem yapmasının güçleşmesi, korunma ihtiyacı ve kanunun aradığı diğer şartlar birlikte incelenmelidir.
Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Atanması
Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesine göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişi kısıtlanabilir.
Bu düzenleme bakımından yalnızca kişiye bir tıbbi tanı konulmuş olması yeterli değildir. Sağlık durumunun kanunda öngörülen korunma ihtiyacıyla ilişkisi değerlendirilir.
TMK 409 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı verilmesinde resmî sağlık kurulu raporu önem taşır.
Demans veya Alzheimer Hastasına Vasi Atanması
Demans ve Alzheimer hastalığı, uygulamada vasi atanması taleplerinin gündeme gelebildiği sağlık durumları arasındadır.
Ancak tanı konulmuş olması, kişinin bütün hukuki işlemleri yapma yeteneğini mutlaka kaybettiğini göstermez.
Hastalığın kişinin ayırt etme gücü, ekonomik işlemleri yönetebilmesi ve korunma ihtiyacı üzerindeki etkileri somut biçimde değerlendirilmelidir.
Psikiyatrik Rahatsızlığı Olan Kişiye Vasi Atanması
Psikiyatrik tanıların hukuki ehliyete etkisi her kişi ve durum bakımından farklı olabilir.
Bu nedenle psikiyatrik rahatsızlığı bulunan herkesin vasiye ihtiyaç duyduğu yönünde genel bir değerlendirme yapılamaz.
Kısıtlama için ilgili kanun hükmündeki koşulların ve gerekli tıbbi incelemenin bulunması gerekir.
Yaşlı Anne veya Babaya Vasi Atanması
Çocukların yaşlı anne veya babaları için vasi atanmasını istemeleri, uygulamada karşılaşılan önemli aile hukuku meselelerindendir.
Ancak ileri yaş tek başına kısıtlama sebebi değildir. Kişinin kendi işlerini ne ölçüde yönetebildiği, hukuki işlemlerin sonuçlarını anlayıp anlayamadığı ve korunma ihtiyacının niteliği önemlidir.
Örneğin anne veya babanın banka hesabının yönetilmesi, sağlık giderlerinin ödenmesi veya taşınmazının korunması amacıyla başvuruluyorsa, talep edilen yetkilerin hukuki dayanağı ayrıca belirlenmelidir.
İlgili kişi ayırt etme gücüne sahipse, kendi iradesi ve daha sınırlı hukuki temsil yöntemlerinin yeterli olup olmayacağı da değerlendirilmelidir.
Kişi Kendi İsteğiyle Vasi Atanmasını Talep Edebilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi, kişinin kendi isteği üzerine kısıtlanmasına ilişkin özel bir düzenleme içerir.
Kanunda öngörülen koşullar altında yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ortaya koyan kişi kısıtlanmasını isteyebilir.
Ancak başvuranın yalnızca böyle bir talepte bulunması, mahkemenin diğer şartları incelemeden vasi atayacağı anlamına gelmez.
TMK 409 kapsamında kişinin dinlenilmesine ilişkin usul güvenceleri de önem taşır.
Savurganlık ve Bağımlılık Nedeniyle Kısıtlama
Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve malvarlığını kötü yönetme gibi sebeplerle kısıtlama düzenlenmektedir.
Bu hâllerde kanunun aradığı kişisel veya ailevi korunma ihtiyacı ve ilgili diğer şartlar bulunmalıdır.
Örneğin kişinin yalnızca borcunun bulunması veya aile bireylerinin ekonomik tercihlerini beğenmemesi, otomatik olarak vesayet altına alınması sonucunu doğurmaz.
İddiaların somut olaylarla açıklanması ve hukuka uygun delillerle desteklenmesi gerekir.
Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Nedeniyle Vasi Atanması
Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi, kesinleşmiş hapis cezasının infazı nedeniyle kişinin malvarlığı veya kişiliğinin korunmasına ilişkin özel hükümler içerir.
Bu konuda eski kanun metinlerine dayanılarak her hapis cezasında otomatik kısıtlama uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır.
İlgili kişinin durumu, cezanın infaz aşaması, korunma ihtiyacı ve güncel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Vasi Atanması Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Vasi atanması ve vesayete ilişkin işlemlerde kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevli vesayet makamıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi denetim makamıdır.
Bu nedenle vesayet ve vasi atanması talepleri, aile hukukuyla bağlantılı olsalar da kural olarak boşanma davalarının görüldüğü aile mahkemesinde açılmaz.
Yetkili Mahkeme Neresidir?
TMK 411'e göre vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
Örneğin kişi İstanbul'un Fatih ilçesinde yerleşikse yetkili mahkeme, ilgili adli yargı çevresi dikkate alınarak belirlenmelidir.
Başvuruyu yapan yakının farklı bir şehirde yaşaması, yetkinin her durumda başvuran kişinin yaşadığı yere göre belirleneceği anlamına gelmez.
Vasi Atanması Başvurusu Nasıl Yapılır?
Vasi atanması için öncelikle ilgili kişinin kanuni vesayet koşullarını taşıyıp taşımadığı belirlenir.
Ardından başvurunun nedeni, korunması gereken menfaatler ve ilgili belgeler değerlendirilir.
- Vesayet altına alınması istenen kişinin kimlik ve yerleşim bilgilerinin belirlenmesi.
- Vesayeti gerektirdiği ileri sürülen olayların açıklanması.
- Gerekli sağlık belgelerinin ve diğer delillerin hazırlanması.
- Yetkili sulh hukuk mahkemesine başvurulması.
- Mahkemenin gerekli araştırma ve usul işlemlerini yürütmesi.
- Kanuni koşullarda resmî sağlık kurulu raporu alınması.
- Vasi olarak önerilen kişinin uygunluğunun incelenmesi.
- Mahkemenin kısıtlama ve gerekiyorsa vasi atanması hakkında karar vermesi.
- Vasinin görevlerine ilişkin gerekli işlemlerin yürütülmesi.
- Malvarlığı, hesap ve izin yükümlülüklerinin takip edilmesi.
Her dosyada aynı işlemler aynı sırayla gerçekleşmeyebilir. Kısıtlama sebebi ve başvuranın hukuki durumu belirleyicidir.
Vasi Atanması İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Başvurunun sebebine bağlı olarak farklı belgeler istenebilir. Somut olaya göre önem taşıyabilecek belgeler şunlardır:
- Başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri.
- Vesayet altına alınması istenen kişinin kimlik bilgileri.
- Yerleşim yeri bilgileri.
- İlgili nüfus kayıtları.
- Kısıtlama sebebini açıklayan belgeler.
- Sağlık durumuna ilişkin mevcut tıbbi kayıtlar.
- Kanuni koşullarda resmî sağlık kurulu raporu.
- Malvarlığının korunması gerekiyorsa ilgili kayıtlar.
- Vasi olarak önerilen kişinin uygunluğuna ilişkin bilgiler.
- Mahkemenin gerekli gördüğü diğer belgeler.
Mevcut sağlık raporlarının sunulması, kanunun resmî sağlık kurulu raporu aradığı hâllerde bu zorunluluğun kendiliğinden yerine getirildiği anlamına gelmez.
Sağlık Kurulu Raporu Olmadan Vasi Atanabilir mi?
Bu sorunun yanıtı vesayetin hangi sebebe dayandığına göre değişir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada TMK 409'un resmî sağlık kurulu raporuna ilişkin özel hükmü uygulanır.
Diğer vesayet sebepleri bakımından farklı deliller ve usul koşulları gündeme gelebilir.
Dolayısıyla bütün vasi atanması başvuruları için aynı tıbbi belge kuralının geçerli olduğu düşünülmemelidir.
Vasi Olarak Kim Atanabilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 413. maddesi uyarınca vesayet makamı, vasilik görevini yerine getirebilecek yetenekte bir ergini atar.
Vasi olarak atanacak kişinin hukuken uygunluğu, görevini yapabilme kapasitesi ve vesayet altındaki kişinin menfaatleri açısından durumu değerlendirilir.
Yakın akrabaların bulunması, mahkemenin yalnızca akrabalık ilişkisine dayanarak karar vereceği anlamına gelmez.
Anne, Baba veya Kardeş Vasi Olabilir mi?
Kanuni koşullara uygun olmak kaydıyla eş veya yakın akraba vasi olarak atanabilir.
TMK 414 uyarınca haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vasilik koşullarını taşıyan eş veya yakın hısımlara öncelik tanır.
Ancak akrabalar arasında çıkar çatışması veya başka bir hukuki sakınca bulunması durumunda farklı değerlendirme yapılabilir.
Birden Fazla Vasi Atanabilir mi?
TMK 413, gereken durumlarda birden fazla vasi atanmasına imkân tanımaktadır.
Ancak birden fazla kişinin görevi birlikte yürütmesine ilişkin kanuni rıza koşulları önemlidir.
Kimler Vasi Olarak Atanamaz?
Türk Medeni Kanunu'nun 418. maddesinde vasilik görevine engel olan durumlar düzenlenmiştir.
Vesayet altındaki kişinin menfaatleriyle ciddi çatışma içinde olan veya vasilik görevini hukuken yerine getirmeye elverişli olmayan kişinin atanması sorun doğurabilir.
Bu nedenle vasi olarak gösterilen kişinin yalnızca başvuru sahibi tarafından tercih edilmiş olması yeterli değildir.
Vasi ile Kayyım Arasındaki Fark Nedir?
Vasi ile kayyım, vesayet hukukunda farklı görevleri yerine getiren koruma görevlileridir.
Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.
Kayyım ise belirli işleri görmek veya belirli malvarlığını yönetmek amacıyla görevlendirilir.
Örneğin kişiyle yasal temsilcisi arasında belirli bir işlem bakımından menfaat çatışması varsa temsil kayyımı gündeme gelebilir.
Buna karşılık genel kapsamlı koruma ve temsil ihtiyacında vesayet hükümlerine göre vasi atanması gerekebilir.
Bu ayrım TMK 403 ve kayyımlığa ilişkin devam hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Vasi ile Vekâletname Arasındaki Fark
Vekâletname, kişinin hukuken geçerli iradesiyle belirli işlemler için başka bir kişiyi yetkilendirmesine dayanır.
Vasilik ise gerekli kanuni koşulların gerçekleşmesi üzerine mahkeme tarafından verilen bir temsil ve koruma görevidir.
Bu nedenle vasi atanması ile noterden vekâletname verilmesi aynı hukuki işlem değildir.
Özellikle işlem tarihinde kişinin ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, vekâletnamenin geçerliliği bakımından önemlidir.
Vasinin Yetkileri Nelerdir?
Vasi, vesayet altındaki kişinin kişisel ve mali menfaatlerini korumak, kanunen yetkili olduğu işlemleri yürütmek ve gerekli durumlarda onu temsil etmekle görevlidir.
Bu yetki, vesayet altındaki kişinin bütün malvarlığı üzerinde sınırsız tasarruf hakkı anlamına gelmez.
Vasi, görevini vesayet altındaki kişinin yararına ve ilgili mevzuata uygun biçimde yerine getirmelidir.
Vasi Bankadan Para Çekebilir mi?
Vasi atanması, bankadaki bütün paraların sınırsız ve denetimsiz biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.
Vesayet altındaki kişinin banka hesapları, gelirleri ve malvarlığının yönetimi kanuni vesayet hükümlerine tabidir.
İşlemin niteliğine göre mahkeme kararı, temsil yetkisinin kapsamı veya ayrıca izin gerekebilir.
Vasi tarafından yapılan harcamaların vesayet altındaki kişinin yararına olması ve hesap verme yükümlülüğüne uygun biçimde belgelendirilmesi önemlidir.
Vasi Emekli Maaşını Alabilir mi?
Vesayet altındaki kişinin emekli maaşı veya diğer düzenli gelirlerinin yönetilmesi, kişinin geçimi, bakımı ve ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla gündeme gelebilir.
Ancak maaşın hangi hesaba yatırıldığı, bankanın aradığı belgeler, ilgili kurum kuralları ve mahkeme kararındaki yetkiler dikkate alınmalıdır.
Vesayet altındaki kişinin gelirleri, vasinin kişisel geliri değildir.
Vasi Kısıtlının Evini Satabilir mi?
Vasi atanmasıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri taşınmaz satışıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesi uyarınca vesayet altındaki kişinin taşınmazının satılması, satın alınması, rehnedilmesi veya üzerinde belirli ayni haklar kurulması vesayet makamının iznini gerektirir.
Dolayısıyla vasi, mahkeme kararını göstererek kısıtlının evini veya arsasını her durumda serbestçe satamaz.
Satışın kişinin yararına olup olmadığı, malın niteliği ve ilgili özel koşullar değerlendirilir.
Vasi Taşınmaz Satış İznini Nasıl Alır?
Taşınmaz üzerinde işlem yapılması gerektiğinde vasi, işlemin gerekçesini ve vesayet altındaki kişinin menfaatlerini açıklayarak ilgili vesayet makamına başvurmalıdır.
İşlemin niteliğine göre değerleme, malvarlığı ve ihtiyaçlara ilişkin belgeler önem taşıyabilir.
İzin verilmesi ve satışın gerçekleştirilmesi bakımından uygulanacak usul ayrıca incelenmelidir.
Vasinin Hangi İşlemleri Mahkeme İznine Tabidir?
TMK 462, vesayet makamının iznini gerektiren işlemleri düzenler.
Bu kapsamda taşınmaz alım ve satımı, belirli ödünç işlemleri, olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri, belirli kira sözleşmeleri, dava açma, sulh olma, tahkim ve mirasa ilişkin bazı işlemler sayılmıştır.
Kanunda acele durumlar ve işlem türlerine ilişkin özel ayrımlar bulunduğundan bütün işlemler aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Hangi İşlemlerde Asliye Hukuk Mahkemesinin de İzni Gerekir?
Türk Medeni Kanunu'nun 463. maddesi, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektiren işlemleri düzenler.
Bunlar arasında belirli evlat edinme işlemleri, işletmenin devralınması veya tasfiyesi, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, bazı miras işlemleri ve vesayet altındaki kişiyle vasi arasında sözleşme yapılması yer alır.
Dolayısıyla her işlemde yalnızca vasi kararı veya tek bir mahkeme izni yeterli olmayabilir.
Vasi Mirası Reddedebilir mi?
Mirasın kabulü veya reddi gibi işlemler, vesayet hukukunun özel izin hükümlerine tabidir.
TMK 463'te mirasın kabulü, reddi ve miras sözleşmesi yapılması bakımından vesayet ve denetim makamlarının izinleri düzenlenmiştir.
Bu nedenle vasi, vesayet altındaki kişi adına mirasın reddine karar verirken kanuni izin koşullarını ve ilgili süreleri dikkate almalıdır.
Vasi Dava Açabilir mi?
Vasi, kanuni temsil görevinin kapsamı içerisinde vesayet altındaki kişinin haklarının korunmasına yönelik hukuki işlemlerde bulunabilir.
Ancak TMK 462 kapsamında dava açma, sulh olma ve belirli diğer usul işlemleri bakımından vesayet makamının izni gerekebilir.
Acele durumlara ilişkin özel hükümler de dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle açılacak davanın niteliği ve gerekli izinler önceden değerlendirilmelidir.
Vasinin Hesap Verme Yükümlülüğü
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını kendi malvarlığından ayrı bir sorumluluk çerçevesinde yönetir.
TMK 454 uyarınca malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek, hesap tutmak ve kanunda belirtilen dönemlerde vesayet makamına sunmakla yükümlüdür.
Bu düzenleme, özellikle banka hareketleri, kira gelirleri, bakım masrafları ve diğer harcamaların kayıt altına alınmasını önemli hâle getirir.
Vasi Kaç Yıl İçin Atanır?
Türk Medeni Kanunu'nun 456. maddesi uyarınca vasi kural olarak iki yıl için atanır.
Görevin uzatılması ve devamı konusunda ilgili vesayet hükümleri uygulanır.
Ancak iki yıllık sürenin dolması ile vesayet altındaki kişinin kısıtlılık durumunun kendiliğinden ve her koşulda sona ermesi aynı şey değildir.
Vasi Değiştirilebilir mi?
Vasi atandıktan sonra görevini yerine getirmeye elverişli koşulların değişmesi veya görevle ilgili ciddi sorunların ortaya çıkması hâlinde vasinin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 483. maddesi, vasinin görevini ağır biçimde savsaklaması, yetkilerini kötüye kullanması ve diğer bazı durumlarda görevden alınmasını düzenler.
Vasiye duyulan kişisel güvensizlik ile kanundaki görevden alma sebeplerinin birbirinden ayrılması gerekir.
Vasi Malları Kendi Üzerine Geçirebilir mi?
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını kendi kişisel malvarlığı gibi kullanamaz.
Vasi ile vesayet altındaki kişi arasındaki hukuki işlemler, menfaat çatışması ve izin koşulları bakımından özel denetime tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 463. maddesinde, vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması için vesayet ve denetim makamlarının izinleri öngörülmüştür.
Bu nedenle vesayet altındaki kişinin evinin, parasının veya diğer ekonomik değerlerinin vasiye geçirilmesi sıradan bir aile içi işlem gibi değerlendirilemez.
Vasinin İşlemleri Nasıl Şikâyet Edilir?
Vesayet altındaki kişi ve ilgili diğer kişiler, kanundaki koşullarla vasinin eylem ve işlemlerini vesayet makamına şikâyet edebilir.
TMK 461 uyarınca vesayet makamının ilgili kararlarına karşı denetim makamına itiraz yolu bulunmaktadır.
Ancak hangi karara hangi sürede başvurulabileceği, kararın hukuki niteliğine göre incelenmelidir.
Yargıtay içtihatlarında da sulh hukuk mahkemesinin vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesinin denetim makamı olduğu vurgulanmaktadır.
Vasi Atanmasına İtiraz Edilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi, vasi olarak atanan kişinin kaçınma hakkını ve ilgili kişilerin atamaya itirazını düzenler.
Kanunda tebliğ veya öğrenme tarihine bağlı on günlük süreler bulunmaktadır.
Bu nedenle vasi olarak atanan kişinin görevi kabul etmek istememesi ile bir yakının vasi seçimine itiraz etmesi farklı başvurulardır.
Vesayet Kararı Kaldırılabilir mi?
Kısıtlamayı gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde vesayetin kaldırılması gündeme gelebilir.
Ancak vesayetin kaldırılması, yalnızca kişinin veya ailesinin isteğiyle otomatik sonuç doğurmaz.
Kısıtlama sebebi, gerekli deliller ve kanuni usul hükümleri çerçevesinde mahkeme kararı verilmesi gerekebilir.
Sağlık durumuna dayalı kısıtlama kararlarının kaldırılmasında tıbbi değerlendirmeler önem taşıyabilir.
Vasi Atanması ile Velayetin Farkı
Velayet, anne ve babanın çocuk üzerindeki bakım, eğitim, koruma ve temsil sorumluluklarına ilişkin bir kurumdur.
Vesayet ise velayet altında bulunmayan küçükler ve kanunda belirtilen nedenlerle kısıtlanan kişiler bakımından uygulanır.
Bu nedenle boşanmış anne ve babanın çocuk üzerinde velayet anlaşmazlığı yaşamasıyla, bir yetişkinin korunması için vasi atanması aynı hukuki konu değildir.
Velayet uyuşmazlıkları hakkında Velayet Davaları sayfasında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
İstanbul'da Vesayet ve Vasi Atanması İşlemleri
İstanbul'da vasi atanması talebinde öncelikle vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yeri ve görevli sulh hukuk mahkemesi belirlenmelidir.
Fatih, Bakırköy, Bağcılar, Küçükçekmece, Kadıköy, Üsküdar ve diğer ilçelerde yaşayan kişiler bakımından ilgili adli yargı çevresi ve yerleşim yeri esas alınır.
Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul'da vesayet, vasi atanması, kayyım, malvarlığının korunması ve diğer ilgili hukuki konularda bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.
Vasi Atanması Davalarında Sık Yapılan Hatalar
- Yaşlı olan herkesin otomatik olarak kısıtlanacağını düşünmek.
- Sağlık tanısını tek başına vasi atanması için yeterli görmek.
- Vasi atanması davasını her durumda aile mahkemesinde açmak.
- Başvuran kişinin yerleşim yerini tek yetki ölçütü sanmak.
- Yakın akrabanın mutlaka vasi atanacağını varsaymak.
- Vasi atanması kararını sınırsız banka işlemi yetkisi kabul etmek.
- Taşınmaz satışında mahkeme izni gerekliliğini göz ardı etmek.
- Vasi ile kayyımın yetkilerini aynı saymak.
- Vasinin malvarlığına ilişkin hesap verme yükümlülüğünü ihmal etmek.
- Vasiyle vesayet altındaki kişinin malvarlığını birbirine karıştırmak.
- İtiraz ve kaçınma sürelerini incelememek.
- Vesayetin kaldırılmasıyla vasinin değiştirilmesini aynı işlem olarak görmek.
Vesayet ve Vasi Atanması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Vasi atanması nedir?
Kanunda belirtilen koşullarda korunmaya ihtiyaç duyan kişinin haklarını ve malvarlığını temsil etmek üzere mahkeme tarafından vasi görevlendirilmesidir.
2. Kimlere vasi atanır?
Velayet altında bulunmayan küçükler ile Türk Medeni Kanunu'ndaki şartlar çerçevesinde kısıtlanan ergin kişilere vasi atanabilir.
3. Vasi atanması hangi mahkemede yapılır?
Kural olarak sulh hukuk mahkemesinde yapılır.
4. Vasi atanması için sağlık raporu gerekli mi?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporu gerekir. Diğer sebeplerde uygulanacak koşullar farklıdır.
5. Anneme veya babama vasi olabilir miyim?
Kanuni şartları taşıyan yakın akrabalar vasi olarak atanabilir. Mahkeme uygunluk ve menfaatleri değerlendirir.
6. Yaşlılık tek başına vasi atanması sebebi midir?
Hayır. Kişinin korunma ihtiyacı ve ilgili kanuni kısıtlama şartlarının bulunması gerekir.
7. Alzheimer hastasına vasi atanabilir mi?
Hastalığın kişinin hukuki işlemlerini yönetme gücü üzerindeki etkisine ve kanuni koşullara göre mümkündür.
8. Kişi kendi isteğiyle kısıtlanabilir mi?
TMK 408'deki özel koşullar altında kendi isteğiyle kısıtlanmayı talep edebilir.
9. Vasi bankadaki parayı çekebilir mi?
Vasinin temsil yetkisi, işlemin niteliği ve gerekli mahkeme izinleri dikkate alınmalıdır. Sınırsız tasarruf yetkisi yoktur.
10. Vasi emekli maaşını alabilir mi?
Yasal temsil yetkisi ve ilgili kurumların işlemleri çerçevesinde vesayet altındaki kişinin ihtiyaçları için gelir yönetimi gündeme gelebilir.
11. Vasi evi satabilir mi?
Taşınmaz satışı TMK 462 kapsamında vesayet makamının iznini gerektirir.
12. Vasi başka bir kişiye vekâlet verebilir mi?
Vesayet görevinin niteliği, temsil yetkisi ve yapılacak işlemin hukuki koşulları dikkate alınmalıdır. Sınırsız yetki devri varsayılamaz.
13. Vasi mahkemeye hesap verir mi?
Evet. TMK 454 kapsamında yönetim ve hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır.
14. Vasi kaç yıllığına atanır?
TMK 456 uyarınca kural olarak iki yıl için atanır.
15. Vasi değiştirilebilir mi?
Kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde görevden alma ve yeni vasi atanması gündeme gelebilir.
16. Vasiyle kayyım aynı kişi midir?
Hayır. Vasi genel koruma ve temsil görevini, kayyım ise belirli iş veya malvarlığı yönetimi görevini üstlenir.
17. Vasi atanmasına itiraz edilebilir mi?
Evet. TMK 422'de itiraz ve vasilikten kaçınmaya ilişkin usul ve süreler düzenlenmiştir.
18. Vasinin işlemleri şikâyet edilebilir mi?
Kanuni koşullarda vesayet makamına şikâyet yoluna başvurulabilir.
19. Vesayet sonradan kaldırılabilir mi?
Kısıtlamayı gerektiren sebeplerin ortadan kalkması ve ilgili yasal koşulların oluşması hâlinde mümkündür.
20. Vasi atanması davası ne kadar sürer?
Sağlık kurulu incelemesi, deliller, tarafların durumu ve mahkemenin iş yüküne göre değişebilir. Kesin süre verilemez.
Vesayet Hukukunda Kişinin Haklarının ve Malvarlığının Korunması
Vesayet ve vasi atanması, yalnızca bir yakının diğer kişinin işlerini yönetmesini sağlayan basit bir işlem değildir. Bu kurum, korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin haklarının ve malvarlıklarının mahkeme gözetiminde korunmasını amaçlar.
Bu nedenle vesayet sebebinin doğru belirlenmesi, gerekli delillerin sunulması, uygun vasinin atanması, mahkeme izinlerinin alınması ve hesap verme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi önem taşır.
Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, vesayet ve vasi atanması konusunda hukuki bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.
Somut hukuki durumunuz hakkında bilgi almak için iletişim sayfamız üzerinden başvurabilirsiniz.