📍 Molla Gürani Mah.Turgut Özal Millet Caddesi.No 90 K6 D:112 Fildişi İş Merkezi Fatih/İSTANBUL ✉️ info@aliercankaya.com ☎️ 0507 772 72 32
⚖️
Çalışma Alanı

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi

Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası, mahkeme kararıyla belirlenen çocukla görüşme günlerinin, sürelerinin, yatılı kalma koşullarının veya tatil düzeninin değişen ihtiyaçlara göre yeniden belirlenmesini sağlar. Çocuğun yaşı, eğitim hayatı, sağlık durumu, ebeveynlerin farklı şehirlere taşınması, görüşme kararının uygulanamaması veya güvenlik riskleri gibi gelişmeler, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini gerektirebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 183, 323, 324 ve 326. maddeleri kapsamında çocuğun üstün yararı esas alınır. Bu içerikte kişisel ilişkiyi artırma, azaltma, yatılı görüşmeye dönüştürme, kaldırma, mahkemeye başvuru, deliller ve çocuk görüşme merkezlerine ilişkin hukuki süreçler açıklanmaktadır.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davası Nedir?

Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası, daha önce mahkeme kararıyla belirlenmiş olan anne veya babayla görüşme düzeninin, değişen koşullar ve çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmasını sağlayan aile hukuku yoludur. Bu dava, yalnızca görüşme günlerinin artırılması veya azaltılmasıyla sınırlı değildir. Görüşmenin yatılı hâle getirilmesi, tatil dönemlerinin yeniden düzenlenmesi, görüşme sıklığının değiştirilmesi ya da çocuğun güvenliği bakımından gerekli sınırlamaların getirilmesi de uyuşmazlığın konusunu oluşturabilir.

Boşanma veya ayrılık sırasında verilen kişisel ilişki kararının, çocuk büyüdükçe ve hayat şartları değiştikçe aynı uygunluğu koruması her zaman mümkün değildir. Henüz okul öncesi dönemde bulunan çocuk için belirlenen kısa süreli görüşmeler, eğitim hayatının başlamasıyla farklı ihtiyaçlar doğurabilir. Benzer biçimde ebeveynlerden birinin başka şehre taşınması, önceki görüşme takviminin fiilen uygulanmasını güçleştirebilir.

Bu nedenle kişisel ilişki kararları, çocuğun gelişiminden ve değişen hayat koşullarından bağımsız, hiçbir zaman değiştirilemeyecek düzenlemeler olarak görülmemelidir.

Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesinde temel hukuki ölçüt, ebeveynlerden birinin kişisel tercihleri değil, değişen koşullar karşısında çocuğun üstün yararının neyi gerektirdiğidir.

İlk defa görüşme hakkı belirlenmesiyle ilgili açıklamalar için Çocukla Kişisel İlişki Kurulması sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesinin Hukuki Dayanakları

Çocukla kişisel ilişkiye ilişkin kararların yeniden düzenlenmesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun boşanmanın çocuklara ilişkin sonuçlarını, durumun değişmesini ve kişisel ilişkinin sınırlarını düzenleyen hükümleri birlikte önem taşır.

Türk Medeni Kanunu Madde 183: Durumun Değişmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesi, ana veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların gerekli kılması hâlinde hâkimin kendiliğinden veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabileceğini düzenlemektedir.

Bu hüküm, boşanmadan sonra çocuğa ilişkin düzenlemelerin değişen koşullar karşısında yeniden ele alınabilmesi bakımından önemlidir. Bununla birlikte yeniden evlenme veya taşınma gibi olayların gerçekleşmesi tek başına her durumda görüşme düzeninin değişmesini zorunlu kılmaz. Yeni durumun çocuk üzerindeki etkisi ayrıca incelenir.

Türk Medeni Kanunu Madde 323: Kişisel İlişki Hakkı

Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.

Bu hak, kişisel ilişkinin yalnızca ilk kez kurulmasını değil, mevcut görüşme düzeninin çocuğun ihtiyaçlarına uygunluğunun önemini de ortaya koymaktadır.

Türk Medeni Kanunu Madde 324: Kişisel İlişkinin Sınırları

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesi, ebeveynlerin diğerinin çocukla ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitim ile yetiştirilmesini engellemekten kaçınması gerektiğini düzenlemektedir.

Kişisel ilişkinin çocuğun huzurunu tehlikeye sokması, hakkın kötüye kullanılması, çocukla ciddi olarak ilgilenilmemesi veya diğer önemli sebeplerin bulunması hâlinde bu hakkın reddedilmesi veya kaldırılması da gündeme gelebilir.

Dolayısıyla mevcut görüşme düzeninin yeniden ele alınması, bazı olaylarda görüşme imkânının genişletilmesine, bazı olaylarda ise koruyucu sınırlamalar getirilmesine yönelik olabilir.

Türk Medeni Kanunu Madde 326: Yetkili Mahkeme

Türk Medeni Kanunu'nun 326. maddesine göre kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Boşanma ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin özel yetki kuralları saklıdır.

Bu nedenle yeni bir kişisel ilişki düzenlemesi istenirken görevli mahkeme kadar yer bakımından yetkili mahkemenin de doğru belirlenmesi gerekir.

Çocukla Kişisel İlişki Hangi Durumlarda Değiştirilebilir?

Kişisel ilişkiyi değiştirme talebinde, önceki mahkeme kararından sonra ortaya çıkan veya etkisi belirginleşen olaylar önemlidir. Her olayın mutlaka aynı sonucu doğurması beklenemez.

Değişiklik talebinin dayandırılabileceği başlıca durumlar şunlardır:

  • Çocuğun yaşının ve gelişim ihtiyaçlarının değişmesi.
  • Çocuğun okul hayatına başlaması veya eğitim programının değişmesi.
  • Anne veya babanın başka şehirde ya da ülkede yaşamaya başlaması.
  • Çocuğun sağlık durumu veya özel bakım ihtiyaçlarında değişiklik oluşması.
  • Mevcut görüşme takviminin uygulanabilirliğini kaybetmesi.
  • Çocuğun ebeveynlerinden biriyle olan ilişkisinde önemli gelişmeler meydana gelmesi.
  • Görüşme ortamına ilişkin somut güvenlik veya ihmal kaygılarının doğması.
  • Çocuğun görüşme biçimine ilişkin ihtiyaçlarının değişmesi.
  • Önceki kararın okul, tatil veya ulaşım koşullarıyla uyumsuz hâle gelmesi.

Bu olayların her biri tek başına değişiklik yapılacağı anlamına gelmez. Mahkeme, yeni koşulları önceki kararla karşılaştırarak talep edilen düzenlemenin çocuğun yararına uygun olup olmadığını inceler.

Çocuk Büyüdüğünde Görüşme Günleri Değiştirilebilir mi?

Çocuğun büyümesi, kişisel ilişki düzeninin yeniden incelenmesinde önemli olabilir. Özellikle okul öncesi dönemden ilkokul dönemine geçiş, ergenlik çağının başlaması veya eğitim programının yoğunlaşması mevcut görüşme takvimini etkileyebilir.

Örneğin küçük yaşta kısa sürelerle görüşmesine karar verilen bir çocuk, ilerleyen yıllarda diğer ebeveyniyle daha uzun vakit geçirebilecek gelişim düzeyine ulaşabilir. Buna karşılık okul yükümlülükleri ve ulaşım koşulları, önceki görüşme günlerinin yeniden belirlenmesini gerekli kılabilir.

Burada esas olan, yalnızca çocuğun takvim yaşının ilerlemesi değil, değişen ihtiyaçlarının somut olarak ortaya konulmasıdır.

Çocukla Görüşme Günlerinin Artırılması Davası

Mevcut mahkeme kararıyla belirlenen görüşme süresinin çocuğun ebeveyniyle sağlıklı ilişki kurması bakımından yetersiz kaldığı düşünülüyorsa, koşullara göre kişisel ilişkinin genişletilmesi talep edilebilir.

Görüşme günlerinin artırılması talebinde ebeveynin daha fazla zaman geçirmek istemesi tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Artışın çocuğun yaşamına nasıl katkı sağlayacağı, mevcut bakım düzenini etkileyip etkilemeyeceği ve uygulanabilir olup olmadığı önemlidir.

Hafta Sonu Görüşmelerinin Artırılması

Çocukla belirli hafta sonlarında kısa süreli görüşme düzenlenmişse, koşulların değişmesine bağlı olarak daha uzun süreli hafta sonu görüşmeleri istenebilir.

Mahkeme, çocuğun dinlenme ihtiyacını, okul yaşamını, ebeveynlerle ilişkisini ve ulaşım koşullarını birlikte ele alır.

Tatil Dönemlerinde Görüşme Süresinin Uzatılması

Yarıyıl tatili, yaz tatili ve bayram dönemleri kişisel ilişki düzenlemelerinde ayrı önem taşır.

Özellikle farklı şehirlerde yaşayan ebeveynler açısından kısa süreli ve sık görüşmeler yerine tatil dönemlerinde daha uzun süreli görüşmelerin uygun olup olmadığı incelenebilir.

Bununla birlikte çocuğun tatil ve dinlenme hakkı da göz önünde tutulmalıdır.

Çocukla Görüşme Süresinin Azaltılması Davası

Bazı durumlarda mevcut kişisel ilişki düzeni çocuğun gelişimine, sağlık durumuna veya eğitim hayatına uygun olmayabilir. Böyle bir durumda görüşme süresinin azaltılması ya da yeniden planlanması talep edilebilir.

Görüşme süresinin azaltılması, hak sahibi ebeveynin cezalandırılması amacıyla kullanılabilecek bir yöntem değildir.

Örneğin görüşmelerin sürekli olarak çocuğun eğitim düzenini bozması, uzun yolculukların ciddi sağlık sorunlarına neden olması veya görüşme sırasında çocuğun güvenliğinin tehlikeye girmesi gibi durumlarda uygun değişikliklerin yapılması gündeme gelebilir.

Talebin kapsamı ile ileri sürülen gerekçeler arasında makul ve hukuken açıklanabilir bir bağlantı bulunmalıdır.

Yatılı Kişisel İlişkinin Gündüz Görüşmesine Dönüştürülmesi

Mahkeme tarafından kararlaştırılan yatılı görüşmelerin çocuğun üstün yararına uygun olmadığına ilişkin yeni ve somut koşullar ortaya çıkarsa görüşmenin gündüz saatleriyle sınırlandırılması istenebilir.

Bu talep özellikle çocuğun özel bakım ihtiyaçları, güvenlik koşulları veya yatılı görüşmenin doğurduğu somut olumsuzluklar bakımından önem kazanabilir.

Ancak çocuğun diğer ebeveynle yatılı kalmasına yönelik genel bir isteksizlik, her durumda yatılı görüşmenin kaldırılmasını gerektiren yeterli neden olarak görülemez.

Mahkeme, gerektiğinde uzman incelemesinden yararlanarak mevcut düzenin çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimine etkisini araştırır.

Yatısız Görüşmenin Yatılı Görüşmeye Çevrilmesi

Önceden yalnızca gündüz saatleriyle sınırlandırılan görüşmelerin yatılı hâle getirilmesi de kişisel ilişkinin değiştirilmesi kapsamında talep edilebilir.

Özellikle çocukla ebeveyn arasında zaman içinde güvene dayalı ve sağlıklı bir ilişki gelişmiş olması, çocuğun bakım ihtiyaçlarının değişmesi ve yatılı kalmaya uygun koşulların oluşması önem taşıyabilir.

Yatılı görüşme için bütün çocuklara uygulanabilecek tek bir yasal yaş sınırı bulunmamaktadır. Her somut olayda çocuğun ihtiyaçları, görüşme ortamı ve güvenlik koşulları ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Anne veya Babanın Başka Şehre Taşınması Görüşme Kararını Etkiler mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesinde başka bir yere gitme, yeni önlemleri gerekli kılabilecek olaylardan biri olarak gösterilmiştir.

Çocuğun veya ebeveynlerden birinin başka şehirde yaşamaya başlaması, daha önce verilen görüşme kararının uygulanmasını zorlaştırabilir.

Örneğin İstanbul'da yaşayan iki ebeveyn için düzenlenen hafta sonu görüşmeleri, ebeveynlerden birinin farklı bir ile taşınmasından sonra ulaşım süresi ve masraflar bakımından yeniden ele alınabilir.

Bu durumda mahkeme, çocuğun yararını gözeterek görüşme sıklığı ve süreleri üzerinde değişiklik yapabilir.

Uzak Mesafede Yaşayan Ebeveynle Görüşme

Uzak mesafe söz konusu olduğunda tatil dönemleri, ulaşım planlaması, okul takvimi ve gerektiğinde uzaktan iletişim imkânları birlikte incelenebilir.

Önemli olan, görüşmenin yalnızca kâğıt üzerinde mevcut olması değil, çocuğu gereksiz biçimde yormayan ve fiilen uygulanabilir bir düzen oluşturulmasıdır.

Yurt Dışına Taşınma ve Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi

Anne veya babanın yurt dışında yaşamaya başlaması durumunda kişisel ilişkinin fiilen uygulanması uluslararası seyahat, okul takvimi, ulaşım ve güvenlik koşullarından etkilenebilir.

Yurt dışına seyahat içeren görüşme kararlarında çocuğun güvenliği, dönüş koşulları, seyahat belgeleri ve ilgili hukuki düzenlemeler önemlidir.

Ülkeler arası yer değiştirme ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıkları, uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ve milletlerarası özel hukuk hükümleri bakımından ayrıca incelenmelidir.

Çocuk Okula Başladığında Kişisel İlişki Kararı Değiştirilebilir mi?

Çocuğun örgün eğitime başlaması, önceki görüşme takviminin yeniden ele alınmasını gerektirebilecek önemli bir gelişmedir.

Okul öncesi dönemde hafta içi yapılan görüşmeler, çocuğun okula başlamasının ardından ders ve dinlenme programıyla çatışabilir.

Mahkeme, görüşme saatlerinin okul çıkışına alınması, hafta sonu programının yeniden düzenlenmesi veya tatil dönemlerinden yararlanılması gibi seçenekleri somut olayın koşullarına göre ele alabilir.

Çocuğun Sağlık Durumu Nedeniyle Görüşme Kararı Değişir mi?

Çocuğun yeni bir hastalığının ortaya çıkması, düzenli tedaviye başlaması veya özel bakım gereksinimlerinin oluşması kişisel ilişki düzeninde değişiklik ihtiyacı doğurabilir.

Bununla birlikte sağlık sorununun bulunması, diğer ebeveynle görüşmenin mutlaka kaldırılmasını gerektirmez.

Görüşmenin sağlık hizmetlerine erişimi engellemeyecek, tedavi düzenini bozmayacak ve çocuğun güvenliğini koruyacak biçimde sürdürülüp sürdürülemeyeceği incelenmelidir.

Sağlık raporları ve ilgili uzman görüşleri, gerektiğinde hukuka uygun delil olarak önem taşıyabilir.

Çocuk Görüşmek İstemediğinde Mevcut Karar Değişir mi?

Çocuğun ebeveynlerinden biriyle görüşmek istemediğini söylemesi, kişisel ilişki uyuşmazlıklarında özel dikkat gerektirir.

Çocuğun görüşü yaşına ve olgunluk düzeyine uygun biçimde alınmalıdır. Bununla birlikte görüşmeyi reddetmenin nedenleri de araştırılmalıdır.

Reddetme davranışı, gerçek bir korkudan, ebeveynler arasındaki yüksek çatışmadan, geçmiş deneyimlerden veya başka gelişimsel ve sosyal nedenlerden kaynaklanabilir.

Çocuğun beyanını dikkate almak ile görüşme kararını yalnızca bu beyana bağlı olarak otomatik biçimde kaldırmak aynı şey değildir.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre çocuğun dinlenmesine, uzman incelemesine ve gerekli diğer delillerin toplanmasına karar verebilir.

Çocuğun Üstün Yararı ve Sosyal İnceleme Raporu

Kişisel ilişkiyi değiştirme davalarında en önemli konulardan biri, talep edilen yeni düzenin çocuğun yaşamına etkisinin belirlenmesidir.

Sosyal inceleme raporları, çocuğun ve ebeveynlerin koşullarının anlaşılmasında yararlı olabilir. Ancak raporun varlığı tek başına yeterli değildir; kapsamı, yöntemi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10 Ocak 2017 tarihli, 2016/22602 esas ve 2017/196 karar sayılı içtihadında, kişisel ilişkinin kaldırılması ve yeniden düzenlenmesinde çocuğun üstün yararının esas olduğu, idrak çağındaki çocukların dinlenmesi ve gerekli uzman incelemesinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/9778 esas ve 2025/732 karar sayılı kararında da kişisel ilişkiyle ilgili bir uyuşmazlıkta yetersiz incelemeye dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir.

Bu içtihatlar, kişisel ilişki uyuşmazlıklarında her olayın kendi delilleriyle ve çocuğun ihtiyaçlarıyla birlikte incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Görüşmenin Çocuğun Güvenliği Nedeniyle Sınırlandırılması

Çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliğine ilişkin somut risklerin ortaya çıkması hâlinde mevcut kişisel ilişki kararının değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Şiddet, ağır ihmal veya çocuğun korunmasını gerektiren diğer durumlarda mahkemenin uygun tedbirleri ele alması önemlidir.

Görüşmenin süresinin azaltılması, koşullarının değiştirilmesi veya kanuni şartlar oluştuğunda kişisel ilişki hakkının kaldırılması, birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Bu nedenle talebin kapsamı, çocuğun güvenliğine ilişkin somut koşullara uygun olmalıdır.

6284 Sayılı Kanun Kapsamındaki Tedbirler Kişisel İlişkiyi Nasıl Etkiler?

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu veya önleyici tedbirler, çocukla kişisel ilişkinin yürütülmesinde önem taşıyabilir.

Ancak her uzaklaştırma kararının kişisel ilişkiyi kendiliğinden ortadan kaldırdığı söylenemez. Tedbir kararının kapsamı, ilgili çocuğun korunma ihtiyacı ve mevcut aile mahkemesi hükümleri birlikte incelenmelidir.

Koruma tedbirleri ihlal edilmeden, çocuğun güvenliğini önceleyen uygun hukuki yolun belirlenmesi gerekir.

Kişisel İlişkinin Tamamen Kaldırılması Ne Zaman İstenebilir?

Kişisel ilişki hakkının kaldırılması, görüşme günlerinin değiştirilmesinden daha ağır sonuç doğuran bir müdahaledir.

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılması gündeme gelebilir.

Çocuğun huzurunun ciddi biçimde tehlikeye girmesi, hakkın kötüye kullanılması, çocukla ciddi olarak ilgilenilmemesi veya diğer önemli sebepler, kanunun öngördüğü hukuki çerçevede incelenir.

Bununla birlikte çocuğun yararına uygun daha sınırlı ve koruyucu düzenlemelerle riskin giderilip giderilemeyeceği de önemlidir.

Görüşmenin Sürekli Engellenmesi ve Velayet İlişkisi

Mahkeme kararıyla belirlenen kişisel ilişkinin sürekli olarak engellenmesi, çocukla ebeveyn arasındaki bağın zarar görmesine neden olabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesinde, velayet kendisine bırakılan ebeveynin kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak koşuluyla velayetin değiştirilebileceği düzenlenmiştir.

Ancak görüşmenin engellenmesi iddiası, velayetin her durumda otomatik olarak değişeceği anlamına gelmez. Çocuğun yararı ve diğer koşullar ayrıca incelenmelidir.

Velayet hakkına ilişkin uyuşmazlıklar için Velayetin Değiştirilmesi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Görüşme Günleri Değiştirilebilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolünde çocukla kişisel ilişkinin hangi gün ve saatlerde kurulacağı belirlenmiş olabilir.

Ancak hâkim tarafından uygun bulunan kişisel ilişki düzeninin, çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi üzerine yeniden ele alınması mümkündür.

Anne ve babanın boşanma sırasında görüşme takvimi üzerinde anlaşmış olması, çocuğun ileride ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarının değerlendirilmesine engel değildir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma kararında yer alan kişisel ilişki düzeni bakımından da değişen koşullar somut olarak ortaya konulmalıdır.

Konuyla ilgili Anlaşmalı Boşanma Davası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Değiştirilebilir mi?

Çocukla kişisel ilişki hakkında daha önce kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması, sonradan ortaya çıkan koşullar nedeniyle yeni bir düzenleme yapılmasını her durumda engellemez.

Ancak önceki davada ele alınmış olayların hiçbir yeni gelişme bulunmaksızın yalnızca farklı bir sonuç elde etme amacıyla yeniden ileri sürülmesiyle, değişen koşullara dayalı yeni bir düzenleme istenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Talepte bulunan tarafın, mevcut düzenin neden artık uygun olmadığını ve istenen değişikliğin çocuğa nasıl katkı sağlayacağını somutlaştırması önemlidir.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?

Kişisel ilişkinin değiştirilmesini isteyen ebeveyn, kanuni koşullar çerçevesinde görevli ve yetkili mahkemeye başvurabilir.

Dava dilekçesinde önceki mahkeme kararının içeriği, sonradan meydana gelen olaylar ve talep edilen yeni düzenleme açık biçimde gösterilmelidir.

Dilekçede Bulunması Gereken Başlıca Konular

  1. Tarafların ve çocuğun kimlik bilgileri.
  2. Mevcut kişisel ilişki kararının tarihi ve ilgili mahkeme bilgileri.
  3. Hâlen uygulanması gereken görüşme günleri ve süreleri.
  4. Önceki karardan sonra değişen koşullar.
  5. Talep edilen yeni görüşme takvimi.
  6. Değişiklik talebinin çocuğun yararına ilişkin gerekçeleri.
  7. Hukuka uygun deliller.
  8. Gerekli görülüyorsa geçici tedbir talebi.

Belirsiz veya uygulanması güç görüşme talepleri, ileride yeni uyuşmazlıklar doğurabilir. Bu nedenle özellikle başlangıç ve bitiş saatleri ile tatil dönemleri mümkün olduğunca açık ifade edilmelidir.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Uyuşmazlığın niteliğine bağlı olarak farklı deliller önem taşıyabilir.

  • Önceki aile mahkemesi kararları.
  • Çocuğun okul ve eğitim kayıtları.
  • Sağlık raporları ve tedavi belgeleri.
  • Yerleşim yeri ve taşınmaya ilişkin belgeler.
  • Ulaşım koşullarını gösteren kayıtlar.
  • Hukuka uygun yazışmalar ve iletişim kayıtları.
  • Görüşme kararının uygulanmasına ilişkin resmî tutanaklar.
  • Sosyal inceleme raporları ve uzman görüşleri.
  • Uyuşmazlık açısından ilgili diğer hukuka uygun deliller.

Delilin elde edilme şekli önemlidir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden veya diğer hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen kayıtların kullanılması ayrıca hukuki sonuç doğurabilir.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Çocukla kişisel ilişkiye ilişkin aile hukuku davalarında kural olarak aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 326. maddesi uyarınca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Boşanma ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin özel yetki kuralları saklıdır.

Bu nedenle yeni davanın mutlaka önceki boşanma davasının görüldüğü mahkemede açılması gerektiği biçiminde genel bir kuraldan söz edilemez.

Dava Devam Ederken Geçici Görüşme Düzeni İstenebilir mi?

Kişisel ilişkinin değiştirilmesine yönelik yargılama devam ederken, mevcut kararın uygulanmasının çocuğun yararına uygun olmadığı veya acil düzenleme ihtiyacının bulunduğu ileri sürülebilir.

Somut olayın koşullarına ve ilgili usul hükümlerine göre mahkemeden geçici önlem alınması istenmesi gündeme gelebilir.

Geçici düzenleme ihtiyacı özellikle çocuğun güvenliği, okul hayatı veya önceki görüşme takviminin fiilen uygulanamaması gibi durumlarda önem taşıyabilir.

Ancak başvurunun yapılması, mevcut mahkeme kararının kendiliğinden hükümsüz hâle geldiği anlamına gelmez.

Yeni Dava Açılınca Eski Görüşme Kararı Geçersiz Olur mu?

Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi için dava açılması, eski kişisel ilişki kararının kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.

Mevcut kararın uygulanmasına ilişkin yükümlülükler, yeni bir mahkeme düzenlemesi veya ilgili diğer hukuki durumlar oluşmadıkça dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle tarafların yalnızca dava açıldığını ileri sürerek mahkeme kararını tek taraflı biçimde değiştirmeye çalışması hukuki uyuşmazlığı derinleştirebilir.

Çocuk Görüşme Merkezleri ve Mevcut Kararın Uygulanması

7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonucunda çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının yerine getirilmesi, eski icra müdürlüğü uygulaması yerine çocuk odaklı bir sisteme bağlanmıştır.

Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri, ilgili mevzuat kapsamında kişisel ilişki kararlarının uygulanmasında görev yapmaktadır. Bu birimlerin bulunmadığı yerlerde Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlükleri görev alabilir.

Çocuk görüşme merkezlerinde gerçekleştirilen işlemler, çocuğun fiziksel ve duygusal bütünlüğünün korunmasını amaçlar.

Mevcut kararın uygulanmasıyla ilgili yaşanan zorluklar, koşullarına göre kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasında önem taşıyabilecek olgular arasında bulunabilir.

Çocukla Görüşme Kararının Değiştirilmesi ile Velayetin Değiştirilmesi Arasındaki Fark

Kişisel ilişkinin değiştirilmesi, çocuğun velayetinin kimde olduğunu doğrudan değiştiren bir işlem değildir.

Bu dava, mevcut görüşme düzeninin çocuğun yararına uygun biçimde yeniden belirlenmesine odaklanır.

Velayetin değiştirilmesi ise çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsil edilmesine ilişkin hukuki sorumluluğun yeniden düzenlenmesini konu edinir.

Bazı uyuşmazlıklarda aynı olaylar her iki konuyla ilişkili olabilir. Ancak taleplerin hukuki niteliği, koşulları ve sonuçları ayrı ayrı incelenmelidir.

Velayetin kapsamına ilişkin genel bilgi için Velayet Davaları sayfamızdan yararlanabilirsiniz.

İstanbul'da Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Davası

İstanbul'da çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekir.

Çocuğun yaşadığı yer, önceki mahkeme kararının niteliği ve ilgili özel yetki kuralları başvurunun hangi yargı çevresinde yapılacağı açısından önem taşıyabilir.

Fatih, Bakırköy, Bağcılar, Küçükçekmece, Kadıköy, Üsküdar ve İstanbul'un diğer ilçelerinde yaşayan kişiler açısından dava sürecinin niteliği somut olayın koşullarına göre belirlenir.

Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul Fatih'te aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

Çocukla Kişisel İlişkiyi Değiştirme Taleplerinde Sık Yapılan Hatalar

  • Yeni koşulları açıklamadan yalnızca daha fazla görüşme süresi istemek.
  • Önceki mahkeme kararını dilekçede yeterince belirtmemek.
  • Çocuğun okul ve sağlık düzenini hesaba katmamak.
  • Görüşme takvimini belirsiz gün ve saatlerle ifade etmek.
  • Çocuğun görüşünü hiçbir inceleme yapılmadan kesin sonuç olarak kabul etmek.
  • Şiddet veya güvenlik iddialarını somut delillerden bağımsız değerlendirmek.
  • Dava açılınca mevcut kararın kendiliğinden geçersiz olduğunu düşünmek.
  • Görüşme düzenindeki her sorunun velayetin değiştirilmesini zorunlu kıldığını varsaymak.
  • Yeni düzenlemenin fiilen uygulanabilir olup olmadığını dikkate almamak.

Kişisel ilişkiyi değiştirme taleplerinin sağlıklı biçimde incelenebilmesi, değişen olayların açık ve somut olarak ortaya konulmasına bağlıdır.

Çocukla Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası nedir?

Mevcut mahkeme kararıyla belirlenmiş çocukla görüşme düzeninin, değişen koşullar ve çocuğun üstün yararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesini konu alan davadır.

2. Çocukla görüşme günleri artırılabilir mi?

Değişen koşulların ve çocuğun yararının gerektirmesi hâlinde görüşme süresinin artırılması istenebilir.

3. Çocukla görüşme süresi azaltılabilir mi?

Mevcut görüşme düzeninin çocuğun ihtiyaçlarına uygun olmadığı somut olarak ortaya konulursa sürenin yeniden belirlenmesi gündeme gelebilir.

4. Yatısız görüşme yatılı görüşmeye çevrilebilir mi?

Çocuğun gelişimi, ebeveynle ilişkisi ve güvenlik koşulları uygun olduğunda yatılı görüşme talep edilebilir.

5. Yatılı görüşme kararı kaldırılabilir mi?

Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşme gündüz saatleriyle sınırlandırılabilir veya uygun başka bir düzen kurulabilir.

6. Anne veya baba başka şehre taşınırsa görüşme günleri değişir mi?

Taşınmanın mevcut görüşme düzenini etkilemesi hâlinde mahkemeden yeni bir düzenleme istenebilir.

7. Çocuk okula başlayınca görüşme kararı değiştirilebilir mi?

Okul takviminin ve eğitim ihtiyaçlarının mevcut düzenle uyuşmaması durumunda kişisel ilişki yeniden ele alınabilir.

8. Çocuk görüşmek istemiyorsa mahkeme kararı kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Çocuğun beyanı önemlidir; ancak görüşmek istememe nedenleri ve diğer koşullar incelenmelidir.

9. Kişisel ilişki davasında çocuğun görüşü alınır mı?

Yaşı ve olgunluğu elverişli çocukların görüşü, somut olayın koşullarına göre alınabilir ve diğer delillerle birlikte incelenir.

10. Sosyal inceleme raporu gerekli midir?

Uyuşmazlığın özelliklerine göre uzman incelemesi önemli olabilir. Gerekli araştırmanın kapsamı somut olaya göre belirlenir.

11. Anlaşmalı boşanmadaki görüşme günleri değiştirilebilir mi?

Evet. Çocuğun ihtiyaçları ve koşulların değişmesi hâlinde mahkemece onaylanmış görüşme düzeninin yeniden ele alınması mümkündür.

12. Kesinleşmiş görüşme kararı değiştirilebilir mi?

Evet. Yeni gelişmeler çocuğun yararı bakımından gerekli kılıyorsa değişiklik talep edilebilir.

13. Dava açılınca mevcut görüşme kararı durur mu?

Hayır. Yeni dava açılması, mevcut kararın kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.

14. Görüşme kararını değiştirmek için hangi mahkemeye başvurulur?

Kural olarak aile mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 326. maddesi ve ilgili özel hükümler dikkate alınır.

15. Çocukla görüşmenin tamamen kaldırılması istenebilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde kişisel ilişkinin kaldırılması gündeme gelebilir.

16. Çocukla görüşmeyi sürekli engellemek velayeti etkiler mi?

Kanuni koşullar ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde velayet yönünden sonuç doğurabilir. Ancak otomatik velayet değişikliği söz konusu değildir.

17. Görüşme günleri telefon veya görüntülü iletişimle desteklenebilir mi?

Çocuğun ihtiyaçlarına uygun olması hâlinde uzaktan iletişim imkânlarının kişisel ilişki düzeninde ele alınması mümkündür.

18. Kişisel ilişkiyi değiştirme davasında geçici tedbir istenebilir mi?

Somut olayın koşullarına göre yargılama devam ederken uygun geçici düzenlemeler talep edilebilir.

19. Çocuk görüşme merkezinin kararı değiştirme yetkisi var mı?

Çocuk görüşme merkezleri, ilgili kararların yerine getirilmesinde görev yapar. Mahkeme kararındaki kişisel ilişki düzeninin hukuken değiştirilmesi ayrı bir konudur.

20. Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası ne kadar sürer?

Yargılama süresi; uyuşmazlığın kapsamına, delillere, uzman incelemelerine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Her dava için kesin süre belirtilmesi mümkün değildir.

Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesinde Hukuki Denge

Çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıkları, ebeveynlerin birbirine karşı taleplerinin ötesinde, çocuğun gelişimini ve aile bağlarını doğrudan etkileyen hukuki süreçlerdir.

Bir görüşme düzeninin geçmişte uygun bulunmuş olması, gelecekteki bütün koşullar için aynı biçimde devam etmesinin zorunlu olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte her değişiklik talebinin kabul edilmesi de çocuğun yararına olmayabilir.

Önemli olan, çocuğun sağlıklı gelişimini, güvenliğini, eğitimini ve ebeveynleriyle ilişkisini birlikte koruyan, uygulanabilir ve hukuken temellendirilmiş bir düzen oluşturmaktır.

Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi, velayet ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki bilgilendirme ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Somut olayınıza ilişkin başvuru için iletişim sayfamız üzerinden bilgi alabilirsiniz.

İlgili Aile Hukuku Çalışma Alanları

Ara WA WhatsApp