📍 Molla Gürani Mah.Turgut Özal Millet Caddesi.No 90 K6 D:112 Fildişi İş Merkezi Fatih/İSTANBUL ✉️ Hukuk@aliercankalay.com ☎️ 0507 772 72 32
⚖️
Çalışma Alanı

Yardım Nafakası Davası

Yardım nafakası davası, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kanuni şartları taşıyan kardeşler arasında açılabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 364–366. maddeleri kapsamında nafaka yükümlülüğü, mirasçılık sırası, kardeşlerde refah şartı, anne-babanın bakım hakkı, nafaka miktarı, dava süreci ve Yargıtay kararları açıklanmaktadır. Eğitimine devam eden ergin çocukların hakları ayrıca ele alınmaktadır.

Yardım Nafakası Davası Nedir?

Bir kişinin geçimini sağlayacak yeterli gelire sahip olmaması, yalnızca sosyal yardım ve kamu hizmetleriyle ilgili bir konu değildir. Türk Medeni Kanunu, belirli yakın akrabaların birbirlerine yardım etmesini de kanuni bir yükümlülük olarak düzenlemiştir. Bu yükümlülük, özellikle geçimini sağlayamayan anne ve babalar, ekonomik sıkıntı yaşayan çocuklar ve kanunda öngörülen özel koşulları taşıyan kardeşler bakımından önem taşır.

Yardım nafakası davası, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek kişinin, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen yakınlarından geçimini sağlayabilmek için mali katkı istemesi amacıyla açılan aile hukuku davasıdır.

Yardım nafakasının temel hükümleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364, 365 ve 366. maddelerinde yer almaktadır. Kanun, kimlerin nafaka yükümlüsü olabileceğini, hangi sırayla dava açılacağını ve nafaka miktarının hangi koşullara göre belirleneceğini düzenler.

Ancak aralarında akrabalık bulunan herkesin birbirine sınırsız ödeme yapma zorunluluğu yoktur. Yardım nafakasında kanunda belirtilen hısımlık ilişkisi, yardım ihtiyacı, nafaka yükümlülerinin sırası ve ödeme gücü birlikte incelenir.

Bu nedenle yardım nafakası; boşanmaya bağlı yoksulluk nafakası, küçük çocuk için iştirak nafakası ve boşanma sürecinde ödenen tedbir nafakasından farklıdır.

Türk Medeni Kanunu 364. Madde: Kimler Yardım Nafakası Ödemekle Yükümlüdür?

Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesine göre, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine karşı belirli koşullarla nafaka yükümlülüğü doğabilir.

Kanunun yardım nafakası bakımından öngördüğü temel akrabalık ilişkileri şunlardır:

  • Altsoy: Çocuklar, torunlar ve ilgili altsoy ilişkileri.
  • Üstsoy: Anne, baba, büyükanne, büyükbaba ve ilgili üstsoy ilişkileri.
  • Kardeşler: Kanunun aradığı ek koşul olan refah içinde bulunma şartıyla kardeşler.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken konu, nafaka istenebilecek kişilerin kanunda sınırlı olarak belirtilmiş olmasıdır.

Örneğin amca, hala, teyze ve dayı olmak, yalnızca bu akrabalık ilişkisi nedeniyle TMK 364 kapsamında yardım nafakası ödeme zorunluluğu doğurmaz.

Kanuni evlat edinme ilişkilerinin nafaka ve mirasçılık bakımından sonuçları ise ilgili soybağı hükümleri çerçevesinde ayrıca dikkate alınır.

Altsoyun Yardım Nafakası Yükümlülüğü

Yardım nafakası bakımından altsoy, kanunda öngörülen sorumluluk sıralamasında önem taşır.

Örneğin geçimini sağlayamayacak durumda bulunan bir anne veya baba, gerekli şartlar gerçekleşmişse ekonomik gücü bulunan çocuklarından yardım nafakası isteyebilir.

Ancak çocukların her birinin gelir ve malvarlığı aynı olmayabilir. Nafakanın hangi kişiden ne miktarda istenebileceği, mirasçılıktaki sıra ve ödeme gücü esas alınarak belirlenir.

Üstsoyun Yardım Nafakası Yükümlülüğü

Üstsoy kapsamında anne, baba ve diğer üstsoy hısımları yer alır.

Örneğin ekonomik olarak zor durumda bulunan ergin bir çocuğun anne veya babasına yönelteceği talepler, hukuki niteliğine göre TMK 328 veya 364 hükümleri kapsamında ele alınabilir.

Ancak anne ve babanın çocuklarına karşı bakım borcu, yardım nafakasından ayrı özel hükümlerle de düzenlenmiştir. Bu nedenle çocuğun yaşı ve eğitiminin devam edip etmediği önemlidir.

Kardeşlerin Yardım Nafakası Yükümlülüğü

Kardeşler arasında nafaka yükümlülüğü, üstsoy ve altsoydan farklı bir ek koşula bağlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesine göre kardeşlerin yardım nafakası yükümlülüğü, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Bu nedenle çalışan ve düzenli geliri bulunan her kardeşin mutlaka yardım nafakası ödemesi gerektiği söylenemez. Kişinin kendi geçimini ve diğer kanuni yükümlülüklerini karşıladıktan sonra refah içinde olup olmadığı araştırılır.

Yardım Nafakası Davasının Şartları Nelerdir?

Yardım nafakası talebinin kabulü için yalnızca akrabalık ilişkisinin ispatlanması yeterli değildir. Talebin dayandığı ihtiyacın ve nafaka yükümlülüğünün kanuni koşulları bulunmalıdır.

1. Kanunun Belirttiği Akrabalık İlişkisi

Talepte bulunan kişiyle davalı arasında Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi kapsamında nafaka yükümlülüğü doğurabilecek bir hısımlık ilişkisi bulunmalıdır.

Bu durum nüfus kayıtları, soybağı belgeleri ve gerekli hâllerde ilgili mahkeme kararlarıyla ortaya konulabilir.

2. Yardım Edilmediğinde Yoksulluğa Düşme

Yardım nafakası, kişinin geçimini sağlayacak yeterli ekonomik kaynağa sahip olmaması nedeniyle gündeme gelir.

Bu koşul yalnızca kişinin hiç gelirinin bulunmadığı durumlarla sınırlı değildir. Düşük gelir elde eden, fakat temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamayan kişiler bakımından da somut koşullar önem taşıyabilir.

Öte yandan kişinin yüksek yaşam standardını korumak istemesi, tek başına yardım nafakası hakkı doğurmaz.

3. Nafaka Yükümlüsünün Ekonomik Durumu

Mahkeme, nafaka ödemesi istenen kişinin mali gücünü araştırır. Gelirinin bulunması, taşınmaz sahibi olması veya düzenli kazanç elde etmesi bu araştırmada önem taşıyabilir.

Ancak kişinin kendi zorunlu ihtiyaçlarının ve kanuni bakım yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerekir.

Nafaka miktarı, yardım isteyenin geçim ihtiyacıyla yükümlünün ödeme gücü arasında makul bir denge kurularak belirlenir.

4. Nafaka Yükümlülerinin Sırası

Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesi, yardım nafakası davasının mirasçılıktaki sıra göz önünde bulundurularak açılmasını öngörmektedir.

Bu nedenle nafaka talebinin, kanunun belirlediği yükümlülük sırasını dikkate almadan doğrudan ekonomik durumu daha iyi görünen herhangi bir akrabaya yöneltilmesi doğru olmayabilir.

5. Kardeşler İçin Refah Şartı

Kardeşten yardım nafakası istenmesi hâlinde yalnızca yoksulluk ve kardeşlik ilişkisinin bulunması yeterli değildir.

Davalı kardeşin refah içinde bulunması ve öncelikli yükümlülerin durumunun araştırılması gerekir.

Yardım Nafakası Kimden İstenir? Mirasçılıktaki Sıra

Yardım nafakası davasında davalının doğru belirlenmesi, davanın temel konularından biridir.

TMK 365'e göre nafaka talebi, mirasçılıkta göz önünde tutulan sıraya uygun biçimde ileri sürülmelidir.

Yargıtay uygulamasında genel sıralama şu şekilde açıklanmaktadır:

  1. Öncelikle nafaka talep eden kişinin altsoyu,
  2. Daha sonra ilgili üstsoy hısımları,
  3. Kanuni koşulların bulunması hâlinde refah içindeki kardeşler.

Bu sıralama somut aile ilişkileri ve mirasçılık hükümleriyle birlikte uygulanır. Altsoyda birden fazla kuşak bulunması veya önceki sıradaki kişilerin ödeme gücünün bulunmaması gibi hâller ayrıca incelenmelidir.

Çocuğu Bulunan Kişi Doğrudan Kardeşinden Nafaka İsteyebilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25 Şubat 2016 tarihli, 2015/15058 Esas ve 2016/2662 Karar sayılı kararında bu konu açık biçimde ele alınmıştır.

Kararda, nafaka talep eden kişinin altsoyu bulunduğu hâlde kardeşine doğrudan başvurmasının, nafaka yükümlülüğündeki sıraya uygun olmadığı belirtilmiştir.

Bu nedenle nafaka alacaklısının öncelikli sıradaki yükümlülerin ödeme gücünün bulunmadığını ortaya koyması önemlidir.

Birden Fazla Çocuk Nafaka Ödemekle Yükümlüyse

Yoksulluk içindeki anne veya babanın birden fazla çocuğu bulunabilir. Ancak çocukların hepsinin aynı ekonomik imkânlara sahip olması beklenemez.

Yargıtay uygulamasında aynı sırada bulunan yükümlülerin, ekonomik güçleri dikkate alınarak sorumlu tutulabilecekleri kabul edilmektedir.

Yardım nafakası, bütün çocukların birbirlerinin borcundan otomatik olarak müteselsilen sorumlu olduğu bir borç ilişkisi şeklinde ele alınmamalıdır.

Öncelikli Yükümlülerin Ödeme Gücü Yoksa

Kanunda öngörülen önceki sıradaki kişilerin nafaka sağlayamayacak durumda olması, sonraki sıradaki yükümlüler bakımından önem taşıyabilir.

Ancak bu sonucun kabulü için öncelikli kişilerin varlığı ve gerçek ekonomik durumları araştırılmalıdır.

Anne veya Baba Çocuklarından Yardım Nafakası İsteyebilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi, yardım edilmese yoksulluğa düşecek üstsoyun korunmasını da amaçlar.

Örneğin emekli aylığı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyen, başka düzenli geliri bulunmayan veya ciddi bakım giderleri nedeniyle ekonomik güçlük yaşayan anne ya da baba, kanuni şartları mevcutsa çocuklarına karşı yardım nafakası davası açabilir.

Ancak her emekli anne veya babanın çocuklarından nafaka alma hakkı kendiliğinden doğmaz. Gelir, malvarlığı, temel ihtiyaçlar ve çocukların mali imkânları önemlidir.

Yaşlılık Aylığı Alan Anne-Baba Nafaka İsteyebilir mi?

Yaşlılık aylığı veya emekli maaşı almak, yardım nafakası istemine otomatik olarak engel değildir.

Önemli olan kişinin toplam gelirinin, malvarlığının ve zorunlu giderlerinin birlikte incelenmesidir.

Örneğin sağlık ve bakım giderleri yüksek olan bir kişinin düzenli aylığı bulunmasına rağmen geçimini sağlamakta zorlanması mümkündür.

Hastalık ve Bakım Giderleri

Yaşlılık, engellilik veya hastalık nedeniyle bakım ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Bu durumda tıbbi belgeler, bakım giderleri, gelir kayıtları ve varsa sosyal destekler, yardım nafakasının gerekliliği ve miktarı bakımından önem taşır.

Çocuğun Geliri Yetersizse

Yardım nafakası yükümlülüğü, nafaka ödemesi istenen kişiyi kendi temel geçim ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşürmek amacı taşımaz.

Bu nedenle çocuğun ekonomik gücü sınırlıysa mahkeme, gelirini ve zorunlu giderlerini dikkate almalıdır.

Çocuk Anne veya Babasından Yardım Nafakası İsteyebilir mi?

Çocuğun anne ve babasından mali destek istemesi, yaşına ve durumuna göre farklı hukuk hükümlerine dayanabilir.

Ergin olmayan çocukların bakım ve eğitim giderleri bakımından temel düzenlemeler Türk Medeni Kanunu'nun 327 ila 330. maddelerinde yer alır.

Ergin çocukların eğitiminin devam etmesi ise özellikle TMK 328/2 kapsamında önem taşır.

18 Yaşından Küçük Çocuk İçin Nafaka

Anne ve babanın çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır.

Boşanma veya ayrılık durumunda velayeti kullanmayan ebeveynin çocuğun giderlerine katılması iştirak nafakası kapsamında düzenlenebilir.

Bu nafaka türünün koşulları İştirak Nafakası sayfasında açıklanmaktadır.

18 Yaşını Dolduran Çocuğun Nafaka Hakkı

Çocuğun ergin olması, anne ve babanın bütün koşullarda ekonomik destek sorumluluğunun sona erdiği anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin ikinci fıkrasına göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.

Bu tür talepler uygulamada eğitim nafakası veya yardım nafakası olarak adlandırılabilmektedir. Ancak eğitim sebebiyle devam eden bakım borcunun TMK 328'de özel bir hukuki dayanağı bulunduğu unutulmamalıdır.

Üniversite Öğrencisi Yardım Nafakası Alabilir mi?

Üniversiteye devam eden ergin çocuk, yeterli geçim imkânına sahip değilse ve kanuni koşullar gerçekleşmişse anne veya babasından nafaka talep edebilir.

Ancak üniversite öğrencisi olmak tek başına her durumda nafaka hakkı doğurmaz. Eğitimin niteliği, öğrencinin yaşı, gelir durumu, çalışma imkânları ve anne-babanın ekonomik koşulları birlikte incelenir.

Üniversite Öğrencisinin Hangi Giderleri Dikkate Alınır?

Somut olaya göre aşağıdaki giderler önem taşıyabilir:

  • Barınma ve yurt giderleri,
  • Yemek ve temel beslenme giderleri,
  • Ulaşım masrafları,
  • Eğitim materyalleri ve kitaplar,
  • Kanuni ve zorunlu öğrenim giderleri,
  • Sağlık giderleri,
  • Eğitimin sürdürülmesi için gerekli diğer makul harcamalar.

Bu giderlerin belgelendirilmesi, gerçek ihtiyaçların ortaya konulmasına yardımcı olur.

Açıköğretim Öğrencisi Nafaka Alabilir mi?

Açıköğretimde eğitim görmek, nafaka talebinin otomatik olarak reddedilmesini gerektirmez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun açıköğretim eğitimiyle ilgili içtihatlarında öğrencinin yeterli gelirinin bulunup bulunmadığı, eğitimini sürdürme koşulları ve anne-babanın ödeme gücü üzerinde durulmuştur.

Ancak kişinin zaten yeterli ve düzenli gelir elde etmesi, başka bir eğitim programını tamamlamış olması veya eğitim sürecinin özel koşulları, somut olayın sonucunu etkileyebilir.

Çalışan Üniversite Öğrencisi Nafaka İsteyebilir mi?

Öğrencinin çalışıyor olması, tek başına nafaka hakkını ortadan kaldırmaz. Elde edilen gelirin eğitim ve temel geçim giderlerini karşılamaya yeterli olup olmadığı araştırılır.

Buna karşılık düzenli ve yeterli gelir elde eden kişinin yardım ihtiyacı ortadan kalkmış olabilir.

Eğitim Nafakası İçin Üst Yaş Sınırı Var mı?

TMK 328/2, eğitimine devam eden ergin çocuklar bakımından herkes için geçerli sabit bir yirmi beş veya otuz yaş sınırı koymamıştır.

Ancak eğitimin gerçekten devam etmesi, makul koşullarda yürütülmesi ve anne-babadan destek beklenebilmesi önemlidir.

Bu nedenle öğrencinin yaşı tek başına sonuca götürmez; eğitim geçmişi ve diğer koşullar birlikte incelenir.

Ergin Çocuk İçin İştirak Nafakası Devam Eder mi?

İştirak nafakası, kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eden bakım borcuyla ilişkilidir.

Çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda önceki iştirak nafakası ile ergin çocuğun eğitimine dayanan yeni nafaka talebi birbirinden ayrılmalıdır.

Çocuk eğitimine devam ediyorsa TMK 328/2 kapsamındaki bakım yükümlülüğü devam edebilir. Ancak bunun koşulları ve yargılamada nasıl ileri sürüleceği önemlidir.

Ergin Çocuk Davayı Kendisi Açabilir mi?

Dava ehliyeti bulunan ergin çocuk, kanuni şartları mevcutsa anne veya babasına karşı kendi adına nafaka davası açabilir.

Bu durum küçük çocuk adına ebeveynin açtığı iştirak nafakası davasından farklıdır.

Anne ve Baba Ayrı Yaşıyorsa

Anne ve babanın boşanmış olması, ergin çocuğun eğitimine ilişkin bütün bakım yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Çocuğun gerçek ihtiyaçları ve anne-babanın mali güçleri dikkate alınarak uygun bir katkı belirlenebilir.

Kardeşten Yardım Nafakası İstemenin Şartları

Kardeşler arasındaki yardım nafakası, uygulamada en çok yanlış anlaşılan konulardan biridir.

Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi kardeşler bakımından ayrıca refah içinde bulunma koşulu düzenlemektedir.

Bu nedenle nafaka istenen kardeşin yalnızca çalışıyor olması veya aylık maaş alması, onun refah içinde bulunduğunu tek başına kanıtlamaz.

Refah İçinde Bulunmak Ne Demektir?

Refah durumu belirlenirken kardeşin gelirleri, malvarlığı, zorunlu yaşam giderleri ve diğer kanuni bakım yükümlülükleri önemlidir.

Kişinin ekonomik imkânlarının, kendi ihtiyaçlarını karşılama seviyesinin üzerinde olup olmadığı araştırılır.

Refah kavramı, yalnızca bir taşınmazın veya otomobilin bulunmasına bakılarak otomatik biçimde belirlenmez.

Asgari Ücretle Çalışan Kardeş Nafaka Öder mi?

Asgari ücretle çalışmak, tek başına refah içinde bulunulduğu anlamına gelmez.

Kardeşin gelir ve giderleri, bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve gerçek mali koşulları dikkate alınmalıdır.

Varlıklı Kardeşe Doğrudan Başvurulabilir mi?

Kardeşin ekonomik imkânlarının iyi olması, mirasçılıktaki sıranın uygulanmayacağı anlamına gelmez.

Öncelikli nafaka yükümlülerinin bulunup bulunmadığı ve bu kişilerin yardım sağlayabilecek mali güce sahip olup olmadığı araştırılır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/2662 Karar sayılı ilamı, bu ayrım bakımından önemlidir.

Yardım Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?

Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesine göre yardım nafakası, davacının geçinmesi için gerekli ve davalının mali gücüne uygun bir yardım istemidir.

Bu nedenle bütün yardım nafakası davalarında uygulanacak sabit bir tutar veya maaşın belirli yüzdesi şeklinde genel bir hesaplama kuralı bulunmamaktadır.

Nafaka Alacaklısının İhtiyaçları

Mahkeme, yardım isteyen kişinin temel geçim giderlerini, mevcut gelirini, malvarlığını ve diğer ekonomik imkânlarını inceler.

Konut kirası, beslenme, ulaşım, sağlık ve diğer zorunlu giderler önem taşıyabilir.

Nafaka Borçlusunun Ödeme Gücü

Nafaka yükümlüsünün maaşı, ticari geliri, kira gelirleri, taşınmazları ve mali koşulları birlikte dikkate alınır.

Ancak nafaka yükümlüsünün kendi geçimini sürdürebilmesi ve kanuni bakım yükümlülüklerini yerine getirebilmesi de önemlidir.

Hakkaniyet İlkesi

Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi, yardım nafakası miktarının belirlenmesinde önem taşır.

Örneğin yoksulluk içindeki kişinin temel ihtiyaçlarının belirli bir bölümünü karşılayan, fakat nafaka ödeyen kişiyi kendi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşürmeyen bir miktarın belirlenmesi gerekebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19 Şubat 2026 tarihli, 2025/10425 Esas ve 2026/1961 Karar sayılı kararında, tarafların ekonomik koşulları ve güncel yaşam şartlarına göre hükmedilen yardım nafakasının yetersiz kalması bozma sebebi yapılmıştır.

Yardım Nafakası Her Yıl Artar mı?

Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesine göre hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen yardım nafakasının gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik koşullarına göre hangi miktarda ödeneceğini belirleyebilir.

Ancak bütün yardım nafakası kararlarının hiçbir mahkeme hükmü olmadan aynı oranda kendiliğinden arttığı söylenemez.

Artış konusunda kararın içeriği ve tarafların talepleri önemlidir.

Yardım Nafakasında Birden Fazla Yükümlünün Sorumluluğu

Nafaka talep eden kişinin birden fazla yükümlü yakını bulunabilir.

Örneğin geçimini sağlayamayan bir anne veya babanın üç çocuğu varsa, çocukların her biri farklı ekonomik koşullara sahip olabilir.

Yargıtay uygulamasında aynı sıradaki yükümlülerin sorumluluğu, ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenmektedir.

Dolayısıyla bir çocuğun bütün nafaka borcunu üstlenmesi, diğer çocukların durumuna bakılmaksızın otomatik biçimde zorunlu kabul edilmemelidir.

Ekonomik Durumu İyi Olan Çocuk Daha Fazla Öder mi?

Çocukların ödeme güçleri farklıysa, mahkemenin uygun nafaka miktarını belirlerken bu farklılığı dikkate alması mümkündür.

Ancak bu durum, tek başına yüksek geliri olan çocuğun her zaman bütün ihtiyaçlardan sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Ödeme Gücü Bulunmayan Kişinin Sorumluluğu

TMK 365, nafakanın belirli kişilerden istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu durumlarda hâkime yükümlülüğü azaltma veya kaldırma imkânı tanımaktadır.

Bu nedenle gerçek ekonomik yetersizlik, yardım nafakası talebinin kapsamını etkileyebilir.

Huzurevinde Kalan Anne-Baba İçin Yardım Nafakası

Yaşlı veya bakıma muhtaç kişilerin resmî ya da kamuya yararlı kurumlarda bakım altında bulunması, yardım nafakasıyla bağlantılı özel bir durum oluşturabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesi, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlara dava açma hakkı tanımaktadır.

366. madde ise korunmaya muhtaç kişilerin bakımını üstlenen kurumların, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilmelerini düzenler.

Bakım Kurumu Çocuklara Karşı Dava Açabilir mi?

Kanuni şartlar gerçekleşmişse ilgili resmî veya kamuya yararlı kurumun nafaka yükümlüsü yakınlara karşı dava açması mümkündür.

Ancak kurumun niteliği, yapılan masraflar, nafaka yükümlülerinin sırası ve ödeme güçleri incelenmelidir.

Bakılan Kişinin Ölmesi Davanın Sonucunu Nasıl Etkiler?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/995 Esas ve 2018/514 Karar sayılı dosyasında, huzurevinde kalan kişinin dava açıldıktan sonra ölmesinin kurumun geçmiş bakım giderlerine ilişkin talepleri üzerindeki etkisi ele alınmıştır.

Bu tür davalarda dönemsel nafaka alacağıyla kurumun yaptığı masrafları isteme hakkı birbirinden ayrılmalıdır.

Yardım Nafakasında Hangi Belgeler Gereklidir?

Yardım nafakası talebinde temel mesele, gerçek ihtiyacın ve yükümlü kişinin mali gücünün ortaya konulmasıdır.

Davanın niteliğine göre kullanılabilecek başlıca belgeler şunlardır:

  • Nüfus kayıtları ve akrabalık ilişkisini gösteren belgeler,
  • SGK hizmet dökümü ve maaş kayıtları,
  • Emekli aylığı veya sosyal yardım belgeleri,
  • İşsizlik ve gelir yetersizliğiyle ilgili kayıtlar,
  • Tapu ve kira geliri belgeleri,
  • Banka ve ticari gelir kayıtları,
  • Kira sözleşmesi ve zorunlu yaşam giderleri,
  • Sağlık ve bakım giderlerini gösteren belgeler,
  • Ergin çocuk bakımından öğrenci belgesi,
  • Üniversite, yurt ve eğitim giderlerine ilişkin belgeler,
  • Varsa önceki nafaka kararları,
  • Öncelikli nafaka yükümlülerinin mali durumuyla ilgili kayıtlar.

Hukuka uygun olmayan yollarla kişisel veya mali bilgilere erişilmemelidir. Gerekli kayıtların mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan getirtilmesi mümkündür.

Yardım Nafakası Davası Nasıl Açılır?

Yardım nafakası davası, görevli ve yetkili aile mahkemesine sunulacak dava dilekçesiyle açılır.

Dilekçede yalnızca davacının ekonomik sıkıntı yaşadığının belirtilmesi yeterli olmayabilir. Talebin hangi akrabalık ilişkisine dayandığı, nafaka yükümlülerinin sırası ve mevcut ihtiyaç açık biçimde anlatılmalıdır.

Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Bilgiler

  1. Davacı ve davalının kimlik ve adres bilgileri,
  2. Taraflar arasındaki hısımlık ilişkisi,
  3. Nafakanın TMK 364–365 veya ilgili özel bakım hükmüne dayanağı,
  4. Davacının mevcut gelir ve malvarlığı,
  5. Temel geçim ve bakım giderleri,
  6. Davalının bilinen ekonomik durumu,
  7. Öncelikli nafaka yükümlülerine ilişkin açıklamalar,
  8. Kardeşten nafaka isteniyorsa refah şartına ilişkin vakıalar,
  9. Öğrenci için eğitim ve geçim giderleri,
  10. Talep edilen aylık nafaka miktarı,
  11. Varsa sonraki yıllara ilişkin artış talebi,
  12. İddiaları destekleyen belgeler ve diğer deliller.

Talep Edilen Miktar Nasıl Belirlenmelidir?

Talep edilecek nafaka miktarı belirlenirken davacının gerçek ihtiyaçları ve davalının bilinen ödeme gücü esas alınmalıdır.

Kanunun bütün davalar için öngördüğü sabit bir yardım nafakası tutarı bulunmamaktadır.

Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal koşullarını araştırarak kanuni ölçütlere uygun bir sonuca ulaşmalıdır.

Yardım Nafakası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yardım nafakası davalarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemesi davaya bakabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 365. maddesinin son fıkrası uyarınca taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Bu nedenle yardım nafakası davasının her durumda yalnızca davalının adresinde açılması gerektiği söylenemez.

Davacı Kendi Yerleşim Yerinde Dava Açabilir mi?

TMK 365 kapsamındaki davalarda, kanuni şartlara göre taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6 Kasım 2023 tarihli, 2023/4275 Esas ve 2023/10265 Karar sayılı ilamında, eğitimi devam eden ergin çocuğun nafaka istemiyle ilgili yetki uyuşmazlığı ele alınmıştır.

Yargıtay, davacının kendi yerleşim yeri aile mahkemesinde açtığı davada TMK 365'teki yetki kuralını esas almıştır.

Bu karar, eğitim nafakası olarak adlandırılan taleplerde de hukuki dayanak ve yetki konusunun dikkatle ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Yardım Nafakası Ne Zamandan İtibaren Ödenir?

Yardım nafakasının hangi tarihten itibaren ödeneceği, dava talebi ve mahkeme hükmü bakımından önemlidir.

Yargıtay uygulamasında dava tarihinden itibaren yardım nafakasına hükmedilen kararlar bulunmaktadır.

Ancak dava açılmadan yıllar önce yapılan bütün geçim harcamalarının yardım nafakası adı altında kendiliğinden karşı taraftan tahsil edilebileceği söylenemez.

Bu nedenle dava tarihi, talep edilen dönem ve kararın hüküm doğurduğu tarih açık biçimde belirlenmelidir.

Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Mahkemece verilmiş ve icra edilebilir bir nafaka hükmüne rağmen ödeme yapılmaması hâlinde, kanuni koşulları çerçevesinde icra takibi gündeme gelebilir.

Ödenmeyen nafaka alacakları ile nafaka hükmüne aykırılığın icra hukuku bakımından sonuçları, kararın niteliği ve ilgili usul kurallarına göre incelenmelidir.

Yardım Nafakası Artırılabilir veya Azaltılabilir mi?

Yardım nafakası kararı verildikten sonra nafaka alacaklısının ihtiyaçları veya nafaka yükümlüsünün ekonomik koşulları değişebilir.

Bu gibi durumlarda nafaka miktarının yeniden belirlenmesi, kanuni şartlar ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde gündeme gelebilir.

Gelir Artarsa Nafaka Miktarı Değişir mi?

Nafaka yükümlüsünün gelirinin artması, ihtiyaç ve diğer ekonomik koşullarla birlikte incelenebilir.

Ancak gelirde her artış, mevcut nafakanın kendiliğinden aynı oranda artacağı anlamına gelmez.

Nafaka Yükümlüsü İşsiz Kalırsa

İşsizlik, ciddi gelir kaybı veya zorunlu giderlerin artması, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü etkileyebilir.

Mahkemece belirlenen nafaka miktarının değiştirilmesi için ilgili koşulların ve hukuki gerekçelerin ortaya konulması gerekir.

Nafaka Alan Kişi Yeterli Gelire Kavuşursa

Yardım nafakasının amacı, kişinin yoksulluğa düşmesini önlemek olduğundan nafaka alacaklısının temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterli ekonomik imkâna kavuşması önemlidir.

Bu durumda mevcut nafaka yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.

Yardım Nafakası ile Yoksulluk Nafakası Arasındaki Fark

Yardım nafakası ve yoksulluk nafakası, her ikisi de ekonomik korunmayla ilgili olmakla birlikte farklı hukuki ilişkilere dayanır.

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi kapsamında boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin belirli koşullarla diğer eşten talep edebileceği nafakadır.

Yardım nafakası ise TMK 364–366'da düzenlenen yakın hısımlık ilişkilerine dayanır.

Bu nedenle boşanmış eski eş ile kardeş veya yetişkin çocuk arasında aynı nafaka kurallarının uygulanması söz konusu değildir.

Yoksulluk nafakasına ilişkin özel şartlar Yoksulluk Nafakası sayfasında açıklanmaktadır.

Yardım Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark

İştirak nafakası, ergin olmayan çocuğun bakım ve eğitim giderlerine anne ve babanın katılmasını sağlayan nafaka türüdür.

Yardım nafakası ise kanunda belirlenen üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki yardım yükümlülüğüyle ilgilidir.

Ergin olup eğitimine devam eden çocuğun anne ve babasından talep edebileceği mali destek ise TMK 328/2'deki özel bakım borcuyla bağlantılıdır.

Bu nedenle çocuğun ergin olup olmadığı, eğitimine devam edip etmediği ve daha önce verilmiş nafaka kararları dikkatle incelenmelidir.

Yargıtay Kararlarında Yardım Nafakası

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2015/15058 E., 2016/2662 K.

25 Şubat 2016 tarihli kararda, yardım nafakası yükümlülüğünde mirasçılıktaki sıra incelenmiştir.

Yargıtay, davacının altsoyu bulunduğu ve çocuklarına nafaka yükümlülüğü yöneltilebildiği hâlde kardeşe karşı nafaka talebinin kabul edilmesini doğru bulmamıştır.

Karar, kardeşin refah içinde olmasının tek başına yeterli olmadığını; öncelikli nafaka yükümlülerinin durumunun araştırılması gerektiğini göstermektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/995 E., 2018/514 K.

Bu kararda, huzurevinde bakımı sağlanan kişinin adına resmî kurum tarafından açılan nafaka davası ile bakım giderlerinin tahsiline ilişkin uyuşmazlık ele alınmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK 365 ve 366 kapsamında resmî veya kamuya yararlı kurumların dava ve gider talep etme haklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştur.

Karar, kurum tarafından yapılan bakım harcamalarının, kişinin yaşamı sırasında doğan dönemsel nafaka yükümlülüğünden farklı yönleri bulunduğunu göstermektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2023/4275 E., 2023/10265 K.

6 Kasım 2023 tarihli kararda, eğitimine devam eden ergin çocuğun babasına karşı açtığı yardım nafakası davasındaki yetkili mahkeme uyuşmazlığı çözülmüştür.

Yargıtay, TMK 365'teki taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin hükmü uygulamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/10425 E., 2026/1961 K.

19 Şubat 2026 tarihli kararda, yardım nafakası miktarının tarafların gerçek ekonomik koşulları ve günün yaşam şartları karşısında yeterli olup olmadığı incelenmiştir.

Yargıtay, hükmedilen miktarı düşük bularak Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi doğrultusunda daha uygun bir nafaka miktarına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu karar, yardım nafakasında yalnızca ödeme yapılmasının değil, miktarın gerçek ihtiyaç ve ödeme gücüyle uyumlu olmasının da önem taşıdığını göstermektedir.

Yardım Nafakası Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Yardım nafakası nedir?

Yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy veya kanunda belirtilen koşulları taşıyan kardeşler arasında öngörülen mali yardım yükümlülüğüdür.

2. Yardım nafakası hangi kanun maddesine dayanır?

Temel hükümleri Türk Medeni Kanunu'nun 364, 365 ve 366. maddelerinde düzenlenmiştir. Eğitimi devam eden ergin çocuklar bakımından 328. madde de önemlidir.

3. Yardım nafakasını kimler isteyebilir?

Kanuni şartları taşıyan üstsoy, altsoy ve kardeşler yardım nafakası isteyebilir. Nafaka yükümlülerinin sırası, talep sahibinin ihtiyaçları ve karşı tarafın ödeme gücü incelenir.

4. Anne veya baba çocuğundan nafaka isteyebilir mi?

Evet. Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek anne veya baba, kanuni koşulları varsa çocuklarından yardım nafakası talep edebilir.

5. Çocuğun annesine veya babasına bakma zorunluluğu var mı?

Türk Medeni Kanunu, belirli koşullarla altsoyun üstsoya yardım nafakası ödeme yükümlülüğünü düzenler. Ancak bu yükümlülüğün kapsamı, ihtiyaç ve ödeme gücüne göre belirlenir.

6. Kardeşten yardım nafakası alınabilir mi?

Evet, ancak kardeşin refah içinde bulunması ve nafaka yükümlülüğündeki sıranın gözetilmesi gerekir.

7. Asgari ücretle çalışan kardeş nafaka öder mi?

Asgari ücretle çalışmak tek başına refah içinde bulunulduğunu göstermez. Kardeşin gelirleri, zorunlu giderleri ve diğer yükümlülükleri önemlidir.

8. Çocukları olan kişi doğrudan kardeşinden nafaka isteyebilir mi?

TMK 365 gereğince mirasçılıktaki sıra gözetilmelidir. Öncelikli yükümlülerin ödeme gücü bulunmadığının ortaya konulması gerekebilir.

9. Birden fazla çocuk anne veya babaya nafaka öder mi?

Kanuni şartlar mevcutsa birden fazla çocuğun sorumluluğu gündeme gelebilir. Aynı sıradaki kişilerin ödeme güçleri dikkate alınır.

10. Üniversite öğrencisi babasından nafaka alabilir mi?

Eğitimi devam eden ergin çocuk, TMK 328/2 kapsamındaki koşullar gerçekleşmişse anne veya babasından mali destek talep edebilir.

11. Üniversite öğrencisi için nafaka kaç yaşına kadar ödenir?

Kanun herkes için geçerli sabit bir yaş sınırı koymamıştır. Eğitim süresi, öğrencinin gerçek ihtiyaçları, geliri ve anne-babanın mali imkânları önemlidir.

12. Açıköğretim öğrencisi nafaka isteyebilir mi?

Koşulları varsa isteyebilir. Ancak yalnızca öğrenci kaydının bulunması yeterli değildir. Eğitim ve geçim koşulları somut olay kapsamında incelenir.

13. Çalışan üniversite öğrencisi nafaka alabilir mi?

Elde ettiği gelir eğitim ve zorunlu geçim giderlerine yetmiyorsa, diğer koşulların bulunması hâlinde nafaka talebi gündeme gelebilir.

14. Ergin çocuğun iştirak nafakası otomatik devam eder mi?

Erginlik sonrasında küçük çocuk için verilen iştirak nafakasıyla ergin çocuğun eğitiminden doğan bakım talebi farklıdır. Gerekli koşullarda ergin çocuk kendi adına talepte bulunabilir.

15. Yardım nafakası miktarı ne kadardır?

Herkes için geçerli sabit bir miktar yoktur. Nafaka alacaklısının gerçek ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücü ve hakkaniyet dikkate alınır.

16. Yardım nafakası almak için hiç gelir olmaması gerekir mi?

Mutlaka sıfır gelir şartı bulunmaz. Önemli olan kişinin mevcut ekonomik kaynaklarıyla temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığıdır.

17. Emekli anne veya baba yardım nafakası alabilir mi?

Emekli aylığı temel yaşam ve bakım ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa diğer kanuni şartlar da bulunmak kaydıyla yardım nafakası gündeme gelebilir.

18. Yardım nafakası davası hangi mahkemede açılır?

Kural olarak aile mahkemesinde açılır. TMK 365'e göre taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

19. Yardım nafakası artırılabilir mi?

İhtiyaçların veya ekonomik koşulların değişmesi hâlinde, kanuni şartlar çerçevesinde nafaka miktarının yeniden belirlenmesi gündeme gelebilir.

20. Yardım nafakası ne zaman kaldırılır?

Yardım ihtiyacının ortadan kalkması, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün değişmesi veya kanuni koşulların artık bulunmaması hâlinde kaldırma talebi gündeme gelebilir.

Sonuç: Yardım Nafakasında Akrabalık, İhtiyaç ve Ödeme Gücü Birlikte Önem Taşır

Yardım nafakası davası, Türk Medeni Kanunu'nun 364–366. maddelerinde düzenlenen yakın hısımlık ilişkilerinden doğan mali yardım yükümlülüğüne dayanır.

Bu davalarda yalnızca akrabalık ilişkisi yeterli değildir. Yardım edilmese yoksulluğa düşme koşulu, nafaka yükümlülerinin mirasçılıktaki sırası, karşı tarafın ödeme gücü ve hakkaniyet birlikte incelenmelidir.

Kardeşler bakımından ayrıca refah içinde bulunma şartı bulunmaktadır. Eğitimi devam eden ergin çocukların anne ve babalarına karşı taleplerinde ise Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesindeki özel bakım yükümlülüğü de dikkate alınır.

Yardım nafakası miktarının belirlenmesinde gerçek geçim ve eğitim ihtiyaçlarının belgelenmesi, yükümlü kişinin ekonomik koşullarının araştırılması ve doğru kişilere karşı dava açılması önemlidir.

Nafaka türleriyle ilgili diğer bilgiler için Nafaka Davaları ve Aile Hukuku çalışma alanları incelenebilir.

Ara WA WhatsApp