📍 Molla Gürani Mah.Turgut Özal Millet Caddesi.No 90 K6 D:112 Fildişi İş Merkezi Fatih/İSTANBUL ✉️ info@aliercankaya.com ☎️ 0507 772 72 32
⚖️
Çalışma Alanı

Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten kanuni şartlar altında talep edebileceği mali destektir. Türk Medeni Kanunu'nun 175-178. maddelerinde düzenlenen bu nafakada boşanma kusuru, gerçek gelir, ödeme gücü ve talep süresi önem taşır. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin hükmü iptal etmiş; karar 30 Eylül 2026'da yayımlanmış ve yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Yoksulluk nafakasının şartları, miktarı, çalışan eşin durumu, boşanmadan sonra dava açılması ve nafakanın sona erme nedenleri ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası, boşanmanın ardından geçimini sağlamakta güçlük çekecek eşin, kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde diğer eşten isteyebileceği mali destektir. Bu nafakanın hukuki temeli, evlilik birliği sona ererken eşler arasındaki dayanışma yükümlülüğünün belirli koşullarda devam etmesidir.

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasına hak kazanılabilmesi için nafaka isteyen tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması ve boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu bulunmaması gerekir.

Yoksulluk nafakası, boşanan her eşe kendiliğinden bağlanan bir ödeme değildir. Nafakanın doğması, miktarı, ödeme şekli ve sona ermesi ayrı hukuki şartlara bağlıdır.

Yoksulluk nafakasının diğer nafaka türlerinden farkını Nafaka Davaları başlıklı sayfamızda inceleyebilirsiniz.

Yoksulluk Nafakasının Kanuni Şartları Nelerdir?

Yoksulluk nafakası talebinde birkaç şartın birlikte bulunması gerekir. Bu şartlardan birinin eksik olması, nafaka talebinin reddedilmesine neden olabilir.

Boşanma Nedeniyle Yoksulluğa Düşmek

Nafaka isteyen eşin boşanma sonucunda geçimini sağlayamayacak duruma düşmesi veya mevcut ekonomik imkânlarının zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için yetersiz kalması gerekir.

Bir kişinin yalnızca evlilik dönemindeki yaşam düzeyinin düşmesi, her durumda yoksulluk nafakası almasını sağlamaz. Geçim için gerekli ihtiyaçlar ve gerçek ekonomik koşullar önemlidir.

Diğer Eşten Daha Ağır Kusurlu Olmamak

Yoksulluk nafakası isteyen taraf, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır. Eşlerin eşit kusurlu olması, diğer şartlar varsa yoksulluk nafakasına engel değildir.

Buna karşılık boşanmada daha ağır kusurlu bulunan tarafın yoksulluk nafakası talebi kabul edilmeyebilir.

Nafaka Talebinde Bulunmak

Yoksulluk nafakası, boşanma davasında uygun şekilde ileri sürülmesi gereken bir taleptir. Hâkimin eş lehine geçici tedbir nafakasına kendiliğinden karar verebilmesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakası bakımından aynı anlama gelmez.

Nafaka Yükümlüsünün Mali Gücü

Nafaka miktarı belirlenirken ödeme yapacak eşin ekonomik durumu da dikkate alınır. Kanuni şartlar oluşsa bile yükümlünün mali gücünden bağımsız bir tutara hükmedilmesi doğru değildir.

2026 Anayasa Mahkemesi Kararı: Süresiz Yoksulluk Nafakası Kaldırıldı mı?

Yoksulluk nafakasına ilişkin en önemli güncel hukuki gelişmelerden biri, Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156 sayılı dosyada verdiği iptal kararıdır.

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında bulunan "süresiz olarak" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

İptal kararının gerekçesinde, nafaka yükümlülüğünün süresinin hiçbir ölçüt belirlenmeden düzenlenmesinin, tarafların çatışan hakları arasında kurulması gereken dengeyi bozabildiği üzerinde durulmuştur.

İptal Kararı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. İptal hükmünün yürürlüğe girmesi, yayımdan itibaren dokuz ay ertelenmiştir.

9 Ekim 2026 tarihi itibarıyla iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir. Karar, yeni hukuki düzenlemelerin hazırlanabilmesi amacıyla ertelenmiş yürürlük süresi içermektedir.

Bu nedenle kararın yayımlanmış olması ile iptal hükmünün yürürlüğe girmiş olması birbirine karıştırılmamalıdır.

Mevcut Nafaka Kararları Otomatik Olarak Sona Erer mi?

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, mevcut bütün yoksulluk nafakalarının kendiliğinden sona erdiği veya geçmiş mahkeme kararlarının otomatik olarak hükümsüz kaldığı anlamına gelmez.

Mevcut nafaka yükümlülüklerinin hukuki durumu, kararın yürürlük tarihi, uygulanacak geçiş kuralları, sonradan yapılabilecek kanuni düzenlemeler ve ilgili mahkeme kararlarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Yoksulluk Nafakası Artık Mutlaka Süreli mi Olacak?

Anayasa Mahkemesi, her yoksulluk nafakasının mutlaka aynı süreyle sınırlandırılması gerektiği yönünde bir hüküm kurmamıştır.

İptal kararının gerekçesi, nafakanın süresinin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin ve tarafların durumunun dikkate alınabileceği açık kanuni ölçütlerin oluşturulması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yeni düzenlemenin içeriği kesinleşmeden bütün nafakalar için üç yıl, beş yıl veya başka bir sabit süre uygulanacağı söylenemez.

Çalışan Kadın Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

Çalışan eşin yoksulluk nafakası isteyip isteyemeyeceği, uygulamada en sık uyuşmazlık yaşanan konulardandır. Düzenli gelirin bulunması önemli olmakla birlikte yalnızca sigortalı çalışıyor olmak tek başına bütün dosyalarda aynı sonucu doğurmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19 Ocak 2026 tarihli kararında her iki eşin de asgari ücretle çalıştığı, gelirlerinin birbirine denk olduğu somut olayda yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Buna karşılık 13 Mayıs 2026 tarihli başka bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında, belirli bir mesleği ve güvenceli işi bulunmayan, asgari ücret düzeyindeki geliri kendisini yoksulluktan kurtarmayan eş bakımından nafaka talebinin reddedilmesi doğru bulunmamıştır.

Bu iki kararın ortaya koyduğu temel ayrım, çalışmanın tek başına değil, gelirin niteliğinin, sürekliliğinin ve somut olayın ekonomik koşullarının önem taşımasıdır.

Asgari Ücretle Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

Asgari ücretle çalışan kişinin nafaka hakkı konusunda bütün davalara uygulanabilecek kesin bir sonuç bulunmamaktadır.

Mahkeme, kişinin elde ettiği ücretin düzenli olup olmadığını, gerçek geçim koşullarını ve tarafların ekonomik durumlarını inceler. Diğer eşin mali gücü ile boşanmanın nafaka isteyen tarafın geçimi üzerindeki etkisi önemlidir.

Asgari ücretin tek başına nafaka hakkını doğurduğu veya her durumda ortadan kaldırdığı yönündeki genel açıklamalar, somut uyuşmazlığın hukuki özelliklerini yansıtmayabilir.

İşsiz Eş Yoksulluk Nafakasını Kesin Olarak Alır mı?

İşsiz olmak nafaka talebini destekleyen bir olgu olabilir. Ancak her işsiz eşin yoksulluk nafakasına hak kazandığı söylenemez.

Kişinin diğer gelirleri, malvarlığı, fiilî geçim imkânları, boşanmadaki kusur durumu ve diğer eşin mali gücü birlikte önem taşır.

Geçici işsizlik ile uzun süredir düzenli gelir elde edememe hâli de somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir.

Erkek Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi yoksulluk nafakası bakımından kadın veya erkek ayrımı yapmaz.

Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek erkek eş, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu değilse ve diğer kanuni koşullar da gerçekleşmişse yoksulluk nafakası isteyebilir.

Nafakaya hak kazanılması, kişinin cinsiyetine değil kanuni şartların varlığına bağlıdır.

Yoksulluk Nafakası İçin Kusur Nasıl Belirlenir?

Boşanma davasında tarafların kusur durumu, ileri sürülen vakıalar ve hukuka uygun deliller doğrultusunda belirlenir.

Yoksulluk nafakasını isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Nafaka yükümlüsünün ise mutlaka kusurlu olması şart değildir.

Eşit Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?

Evet. Eşit kusur, yoksulluk nafakası talebini kendiliğinden engellemez. Yoksulluk şartı ve diğer kanuni koşullar varsa nafakaya hükmedilebilir.

Boşanmada Ağır Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?

Boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu bulunan taraf, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki kusur şartını karşılamaz.

Boşanmadan Sonra Kusur Yeniden Tartışılır mı?

Boşanma kararı kesinleşmişse, ayrı açılacak yoksulluk nafakası davasında kesinleşmiş kararın bağlayıcı kusur tespitleri önem taşır. Önceki boşanma kararında belirlenen kusur durumu, sonraki davada sınırsız şekilde yeniden ele alınamaz.

Yoksulluk Nafakası Boşanma Davasından Sonra İstenebilir mi?

Yoksulluk nafakası, boşanma davası sırasında istenebileceği gibi bazı koşullarda boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir davayla da talep edilebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesine göre boşanmanın mali sonuçlarından doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu bir yıllık sürenin başlangıcında boşanma kararının verildiği gün değil, kararın kesinleşme tarihi esas alınır.

Boşanma Davasında Nafaka İstenmemişse Sonradan İstenebilir mi?

Boşanma davasında yoksulluk nafakası talep edilmemiş olması ile bu haktan açıkça feragat edilmiş olması aynı şey değildir.

Önceki kararda nafakaya ilişkin kesin hüküm bulunup bulunmadığı, feragat beyanlarının içeriği ve bir yıllık zamanaşımı süresi önemlidir.

Boşanmadan Beş Yıl Sonra İlk Defa Nafaka Davası Açılabilir mi?

Boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin bir yıllık zamanaşımı kuralı nedeniyle, boşanma kesinleştikten uzun süre sonra ilk kez ileri sürülen yoksulluk nafakası talebinde zamanaşımı sorunu ortaya çıkabilir.

Mevcut bir nafaka kararının artırılması veya kaldırılması ise ilk kez nafaka istenmesinden farklı bir hukuki konudur.

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Başlar?

Boşanma davası içinde hükmedilen yoksulluk nafakası, kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle işlemeye başlar.

Boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakası ise farklı bir hukuki önlemdir. Bu nedenle her iki nafakanın başlangıç tarihi aynı olmayabilir.

Geçici nafakaya ilişkin açıklamalarımıza Tedbir Nafakası sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

2026 Yılında Yoksulluk Nafakası Ne Kadar?

2026 yılı için kanunda bütün eşlere uygulanabilecek sabit bir yoksulluk nafakası tutarı belirlenmemiştir.

Nafaka miktarı, talep sahibinin geçim ihtiyacı, diğer eşin mali gücü ve somut olayın ekonomik koşulları çerçevesinde belirlenir.

Her dosyada asgari ücretin belirli bir yüzdesinin nafaka olarak bağlanacağı yönünde genel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Yoksulluk Nafakası Miktarında Önem Taşıyan Hususlar

  • Tarafların gelirleri ve gelirlerin sürekliliği.
  • Nafaka isteyen eşin geçim imkânları.
  • Nafaka ödeyecek eşin mali gücü.
  • Tarafların zorunlu yaşam giderleri.
  • Gelir ve malvarlığına ilişkin resmî kayıtlar.
  • Somut olayda nafaka hakkını etkileyen hukuki koşullar.

Yoksulluk Nafakası Toplu Olarak Ödenebilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, yoksulluk nafakasının durumun gereklerine göre toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebilmesine imkân tanır.

İrat biçiminde ödeme, nafakanın belirlenen dönemlerde düzenli olarak ödenmesidir. Toptan ödeme ise hükmedilen nafakanın tek seferde karşılanması sonucunu doğurabilir.

2026 tarihli Yargıtay kararlarında, bazı dosyalarda toptan ödeme seçeneğinin de somut koşullar içinde ele alınması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Yoksulluk Nafakası Hangi Durumlarda Sona Erer?

Yoksulluk nafakasının sona ermesi, ödeme şekline ve kanunda belirtilen durumlara göre değişir.

Nafaka Alan Eş Yeniden Evlenirse

İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kanun gereği kendiliğinden sona erer.

Taraflardan Biri Ölürse

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesine göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer.

Nafaka Alan Kişi Fiilen Evliymiş Gibi Yaşıyorsa

Nafaka alacaklısının resmî evlilik olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, kanuni şartların bulunması hâlinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılmasına neden olabilir.

Bu durum yalnızca soyut iddialarla değil, hukuka uygun delillerle ortaya konulmalıdır.

Nafaka Alan Kişinin Yoksulluğu Sona Ererse

Nafaka alacaklısının ekonomik koşullarının değişmesi ve artık yoksulluk hâlinin bulunmaması, kanuni şartlar altında nafakanın kaldırılmasına dayanak oluşturabilir.

Yoksulluk Nafakası Alan Eş İşe Girerse Nafaka Kesilir mi?

İşe girmek, yoksulluk nafakasını her durumda kendiliğinden sona erdirmez.

Yeni işin düzenli ve sürekli gelir sağlayıp sağlamadığı, elde edilen gelirin yoksulluk durumunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve mevcut kararın hukuki niteliği önem taşır.

Kanunda kendiliğinden sona erme sebebi olarak düzenlenmeyen bir durum varsa, gerekli koşullar çerçevesinde mahkemeden nafakanın kaldırılması istenebilir.

Yoksulluk Nafakasının Artırılması veya Azaltılması

İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırma ya da azaltma gündeme gelebilir.

Gelir kaybı, gelir artışı, geçim koşullarındaki değişiklikler ve mevcut ödeme yükümlülüğünün etkileri ilgili kanuni hükümler çerçevesinde ele alınır.

Ancak nafaka borçlusunun kendi kararıyla ödemeyi azaltması, mevcut mahkeme kararını değiştirmez.

Yoksulluk Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Mahkeme kararına dayanan ve süresinde ödenmeyen yoksulluk nafakası için kanuni şartlar çerçevesinde icra takibi yapılabilir.

Borç dönemleri, ödeme kayıtları, kararın kesinleşme tarihi ve hükmedilmiş artış koşulları tahsilat sürecinde önem taşır.

İlgili hukuki usuller İcra ve İflas Hukuku

Ara WA WhatsApp