Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, bireylerin ve şirketlerin karşılaştığı hukuki süreçlerde dosya özelinde değerlendirme yapmayı esas alan bir avukatlık bürosudur. Her başvuru; olayın özellikleri, mevcut belgeler, süreler, idari veya yargısal aşamalar ve uygulanabilecek hukuki yollar dikkate alınarak incelenir.
Hukuki süreçlerde sağlıklı bir yol haritası oluşturmak yalnızca kanun maddelerini bilmekle sınırlı değildir. Başvuru veya dava sürecinin doğru zamanda başlatılması, tebligat tarihlerinin takip edilmesi, belgelerin eksiksiz hazırlanması ve idari makamlar ya da mahkemeler nezdinde sürecin düzenli yürütülmesi gerekir. Bu nedenle büro, her dosyada önce mevcut durumu anlamaya, ardından hukuki riskleri ve seçenekleri açık şekilde değerlendirmeye önem verir.
Büro; yabancılar hukuku, ikamet izni başvuruları, ikamet izni reddi, deport ve sınır dışı işlemleri, geri gönderme merkezi ve idari gözetim kararları, Türkiye’ye giriş yasağı, tahdit kodları, vize ihlali, insani ikamet izni ve vatandaşlık süreçleri başta olmak üzere farklı alanlarda hukuki destek sunar. Bunun yanında ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, miras hukuku, kira ve gayrimenkul uyuşmazlıkları, idare hukuku, icra ve alacak takibi ile ticari uyuşmazlıklar da büronun çalışma alanları arasındadır.
Yabancılar hukuku alanı, çoğu zaman kısa süreler içinde hareket edilmesi gereken bir alandır. İkamet izni başvurularında ilk başvuru, uzatma ve geçiş başvuruları farklı usullere tabidir. Göç İdaresi uygulamasında ikamet izni uzatma başvurularının mevcut izin süresi dolmadan önce yapılması gerekir; ilk ve geçiş başvurularında ise e-İkamet sistemi üzerinden başvuru oluşturulup randevu sürecinin takip edilmesi önemlidir. Bu nedenle yabancıların başvuru formu, randevu belgesi, pasaport, sağlık sigortası, adres kayıtları, gelir belgeleri ve diğer destekleyici evrakları birlikte değerlendirilmelidir.
İkamet izni reddi, iptali veya uzatma başvurusunun kabul edilmemesi halinde dosyanın yalnızca başvuru formu üzerinden değil, idarenin ret gerekçesi ve tebliğ tarihi üzerinden değerlendirilmesi gerekir. Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunan yabancıların ikamet izinleri bakımından sorun yaşayabileceği Göç İdaresi uygulamasında ayrıca önem taşır. Bu nedenle ikamet başvurusu yapılmadan veya ret kararına karşı yol belirlenmeden önce yabancının tahdit, giriş yasağı, deport ve önceki ikamet geçmişi incelenmelidir.
Deport ve sınır dışı işlemleri, yabancının Türkiye’deki kalış hakkını doğrudan etkileyen ciddi idari işlemlerdir. Sınır dışı etme kararı, idari gözetim kararı, geri gönderme merkezi süreci ve Türkiye’ye giriş yasağı birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Deport kararına karşı izlenecek yol ile idari gözetim kararına karşı yapılacak başvuru aynı değildir. Bu nedenle kararların içeriği, hangi makam tarafından verildiği, tebliğ tarihi, başvuru süresi ve yabancının kişisel durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Geri gönderme merkezi ve idari gözetim dosyalarında zaman yönetimi özellikle önemlidir. Kaçma veya kaybolma riski, yasal giriş veya çıkış kurallarının ihlali, sahte belge kullanımı, verilen çıkış süresine uyulmaması ya da kamu düzeni ve kamu güvenliği değerlendirmesi gibi sebepler idari gözetim kararında etkili olabilir. Geri gönderme merkezinde bulunan yabancı bakımından yalnızca sınır dışı kararı değil; idari gözetim kararı, varsa tahdit kodu, giriş yasağı, aile bağları, sağlık durumu ve geri gönderme yasağı kapsamında ileri sürülebilecek hususlar da incelenmelidir.
Vize ihlali ve yasal kalış hakkının aşılması durumlarında idari para cezası, Türkiye’ye giriş yasağı veya sınır dışı riski gündeme gelebilir. Göç İdaresi açıklamalarında yasal kalış hakkı ihlallerinde ihlal süresine göre farklı giriş yasağı süreleri uygulanabildiği belirtilmektedir. Bu nedenle vizesi bitmiş, ikamet süresi dolmuş veya süresinde çıkış yapamamış yabancılar bakımından öncelikle ihlal süresi, çıkış şekli, cezanın ödenip ödenmediği ve hakkında başka bir idari kayıt bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
İnsani ikamet izni, olağan ikamet izni yollarının dışında özel değerlendirme gerektiren dosyalarda gündeme gelebilir. 6458 sayılı Kanun’un insani ikamet iznine ilişkin hükümleri; çocuğun yüksek yararı, sınır dışı edilememe, acil nedenler, olağanüstü durumlar veya geri gönderme yasağıyla bağlantılı bazı haller bakımından önem taşır. Bu tür dosyalarda yalnızca başvuru sahibinin beyanı değil; sağlık raporları, aile bağını gösteren belgeler, çocukların okul kayıtları, ikamet geçmişi, sınır dışı kararları ve mevcut idari işlemler birlikte incelenmelidir.
Yabancılar hukuku dosyalarında geri gönderme yasağı ilkesi ayrıca dikkate alınmalıdır. Göç İdaresi açıklamalarında sınır dışı değerlendirmelerinde 6458 sayılı Kanun’un geri gönderme yasağına ilişkin 4. maddesi ve sınır dışı kararı alınmayacak kişilere ilişkin 55. maddesinin dikkate alındığı belirtilmektedir. Bu nedenle yabancının gönderileceği ülkede ciddi risklerle karşılaşma ihtimali, sağlık durumu, aile hayatı, çocukların durumu ve uluslararası koruma bağlantılı iddialar varsa dosya daha geniş şekilde ele alınmalıdır.
Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, yabancılar hukuku alanındaki başvurularda yalnızca form doldurma veya belge listesi hazırlama yaklaşımıyla hareket etmez. Başvurunun hukuki dayanağı, idari makamların değerlendirme ölçütleri, dava veya itiraz süresi, mevcut tahdit kodları, giriş yasağı kayıtları ve yabancının kişisel durumu birlikte incelenir. Böylece başvuru, itiraz veya dava sürecinde dosyanın zayıf ve güçlü yönleri daha açık şekilde ortaya konulur.
Ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, miras hukuku, kira ve gayrimenkul uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar ve idare hukuku alanlarında da aynı dosya odaklı yaklaşım benimsenir. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir. Dava açmadan önce mevcut belgelerin incelenmesi, hukuki risklerin belirlenmesi, başvuru süresinin hesaplanması ve uygulanabilecek yolların açıkça anlatılması önemlidir.
Büronun çalışma anlayışı; mesleki özen, gizlilik, düzenli takip ve anlaşılır bilgilendirme ilkelerine dayanır. Hukuki süreçlerde abartılı vaatlerde bulunmak yerine, müvekkilin mevcut durumunu hukuki gerçeklik içinde değerlendirmek esastır. Paylaşılan bilgi ve belgeler avukatlık meslek kuralları, sır saklama yükümlülüğü ve gizlilik ilkeleri kapsamında ele alınır.
Hukuki destek talebinde bulunurken olayın kısa özetini, varsa mahkeme veya idare kararlarını, tebligat tarihlerini, başvuru evraklarını, pasaport veya ikamet belgelerini, ödeme makbuzlarını ve diğer önemli belgeleri paylaşmanız ön değerlendirme sürecinin daha sağlıklı yapılmasına yardımcı olur. Özellikle yabancılar hukuku dosyalarında tarih, belge ve karar bilgileri sürecin yönünü belirleyebileceği için ilk inceleme aşamasında bu bilgiler büyük önem taşır.