📍 Molla Gürani Mah.Turgut Özal Millet Caddesi.No 90 K6 D:112 Fildişi İş Merkezi Fatih/İSTANBUL ✉️ info@aliercankaya.com ☎️ 0507 772 72 32
📄
Çalışma Alanı

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Borçlar ve sözleşmeler hukuku; kişiler ve işletmeler arasındaki sözleşmelerden, hukuki işlemlerden ve kanunun borç doğurduğu diğer ilişkilerden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri düzenler. Sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, sözleşmeye aykırılık, alacak ve tazminat davaları, borçlunun temerrüdü, sözleşmenin feshi, cezai şart, ayıplı ifa, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kira, satış, hizmet, eser ve vekâlet sözleşmeleri bu alanın temel konularıdır. Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul'da sözleşme ilişkilerinin hukuki değerlendirilmesi, alacak talepleri, uyuşmazlıkların çözümü, arabuluculuk ve dava süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku Nedir?

Borçlar ve sözleşmeler hukuku, kişiler ve işletmeler arasında doğan borç ilişkilerini, sözleşmelerden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri, borcun ifasını ve borca aykırılığın hukuki sonuçlarını düzenleyen özel hukuk alanıdır.

Türkiye'de bu alanın temel yasal düzenlemesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunudur. Sözleşmelerin kurulması, geçerliliği, yorumlanması, ifası, sona ermesi, haksız fiil sorumluluğu ve sebepsiz zenginleşme gibi konular bu Kanun kapsamında düzenlenir.

Borç ilişkileri yalnızca yazılı sözleşmelerden doğmaz. Kanunun öngördüğü şartlarla sözlü anlaşmalar, haksız fiiller ve sebepsiz zenginleşme gibi nedenler de borç doğurabilir. Ancak bazı sözleşmeler bakımından kanuni şekil şartlarına uyulması zorunludur.

Uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde tarafların hukuki sıfatları, sözleşmenin niteliği, borcun kaynağı, ödeme ve teslim kayıtları, varsa şekil şartları ve kanuni başvuru süreleri birlikte incelenmelidir.

Sözleşmelerin Hazırlanması ve Hukuki İncelemesi

Sözleşme hazırlanması, tarafların hak ve yükümlülüklerinin açık, anlaşılır ve hukuken geçerli şekilde belirlenmesini amaçlar. İyi hazırlanmış bir sözleşme, ileride ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının ve uyuşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlar.

Sözleşmenin konusu, tarafların kimlik ve temsil bilgileri, ödeme şartları, teslim ve ifa tarihleri, sorumluluk sınırları, gizlilik, fesih, cezai şart ve uyuşmazlık çözüm hükümleri sözleşmenin niteliğine uygun şekilde düzenlenmelidir.

Sözleşme Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Tarafların kimlik ve temsil yetkilerinin belirlenmesi
  • Sözleşmenin konusunun ve kapsamının açık yazılması
  • Bedel, ödeme ve teslim şartlarının düzenlenmesi
  • Tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin belirlenmesi
  • Gecikme ve sözleşmeye aykırılık sonuçlarının düzenlenmesi
  • Kanuna uygun cezai şart ve teminat hükümlerinin belirlenmesi
  • Fesih ve sona erme koşullarının açıklanması
  • Gizlilik ve kişisel veri yükümlülüklerinin değerlendirilmesi
  • Uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin hükümlerin hazırlanması

Standart bir sözleşme metninin her ticari veya kişisel ilişkiye uygun olduğu kabul edilmemelidir. Sözleşmenin tarafların gerçek iradesini ve ilişkinin özelliklerini yansıtması gerekir.

Sözleşmenin Kurulması ve Geçerlilik Şartları

Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşme, kural olarak tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Bununla birlikte hukuki işlemin geçerliliği için bazı durumlarda özel şartlar aranabilir.

Tarafların fiil ehliyeti, sözleşmenin konusu, emredici hukuk kuralları, irade sakatlıkları ve kanuni şekil koşulları sözleşmenin geçerliliği üzerinde etkili olabilir.

Yazılı ve Sözlü Sözleşmeler

Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmelerin geçerliliği belirli bir şekle bağlı olmayabilir. Ancak taşınmaz satışları, kefalet sözleşmeleri ve diğer belirli işlemlerde özel şekil şartları bulunmaktadır.

Bu nedenle sözlü olarak yapılan her anlaşmanın geçersiz olduğu söylenemeyeceği gibi, her yazılı sözleşmenin de mutlaka geçerli olduğu kabul edilemez.

Sözleşmede İrade Sakatlığı

Yanılma, aldatma ve korkutma gibi irade sakatlığı halleri, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen şartlarda sözleşmenin bağlayıcılığını etkileyebilir.

İrade sakatlığının türü, olayın gerçekleşme biçimi, öğrenme tarihi ve ilgili hak düşürücü süreler değerlendirilmelidir.

Sözleşmeye Aykırılık ve Hukuki Sonuçları

Sözleşmeye aykırılık, taraflardan birinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü hiç yerine getirmemesi, geç yerine getirmesi veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda gündeme gelebilir.

Sözleşmeye aykırılığın sonuçları, borcun niteliği, ifanın mümkün olup olmadığı, kusur ve sorumluluk koşulları ile ilgili özel kanun hükümlerine göre değişebilir.

Alacaklının aynen ifa, tazminat, sözleşmeden dönme veya fesih gibi haklara sahip olup olmadığı her uyuşmazlıkta ayrı değerlendirilmelidir.

Eksik ve Ayıplı İfa

Eksik ifa, sözleşme kapsamındaki edimin tamamının yerine getirilmemesiyle ilgili olabilir. Ayıplı ifa ise edimin kararlaştırılan veya hukuken bulunması gereken nitelikleri taşımaması nedeniyle gündeme gelebilir.

Özellikle satış ve eser sözleşmelerinde ayıp, ihbar, kabul, seçimlik haklar ve zamanaşımı bakımından özel hükümler bulunmaktadır.

Borçlunun Temerrüdü

Borçlunun temerrüdü, muaccel bir borcun kanuni koşulların gerçekleşmesine rağmen zamanında ifa edilmemesidir.

Borçlunun temerrüde düşmesi bakımından borcun muaccel olması, ihtar gerekip gerekmediği ve sözleşmede kararlaştırılan ödeme tarihi gibi unsurlar önemlidir.

Temerrüt halinde gecikmeden doğan zarar, temerrüt faizi ve diğer hukuki talepler gündeme gelebilir. Ancak uygulanacak sonuçlar borcun niteliğine ve kanuni hükümlere göre belirlenmelidir.

Temerrüt Faizi

Para borçlarının geç ödenmesinde temerrüt faizi uygulanması gündeme gelebilir. Faizin türü, başlangıç tarihi ve oranı; sözleşme hükümlerine, ilgili kanuna ve borç ilişkisinin ticari olup olmadığına göre değerlendirilir.

Her uyuşmazlıkta aynı faiz oranının uygulanacağı veya faizin her zaman sözleşme tarihinden itibaren işleyeceği varsayılmamalıdır.

Alacak Davaları ve Borcun Tahsili

Alacak davası, alacaklının hukuken talep edilebilir olduğunu ileri sürdüğü borcun tahsilini sağlamak amacıyla başvurabileceği yargısal yollardan biridir.

Alacağın dayanağı yazılı sözleşme, mal teslimi, hizmet sunumu, ödünç ilişkisi veya başka bir borç ilişkisi olabilir. Her alacağın doğumu ve ispatı farklı koşullara tabidir.

Alacak Davasında Deliller

  • Sözleşmeler ve ek protokoller
  • Faturalar ve teslim tutanakları
  • Banka dekontları ve ödeme kayıtları
  • İhtarname ve tebligatlar
  • Ticari defterler ve hesap mutabakatları
  • E-posta ve hukuka uygun dijital yazışmalar
  • Tanık beyanları ve diğer kanuni deliller

Alacağın ispatında hangi delillerin kullanılabileceği, uyuşmazlığın niteliğine ve usul hukukundaki delil kurallarına bağlıdır.

İcra takibi yoluyla tahsilat ve ödeme emrine itiraz süreçleri için İcra ve İflas Hukuku alanı da incelenebilir.

Sözleşmenin Feshi ve Sözleşmeden Dönme

Sözleşmenin feshi ile sözleşmeden dönme, sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik farklı hukuki sonuçlar doğurabilen işlemlerdir.

Hangi sona erdirme yolunun uygulanacağı sözleşmenin türüne, ihlalin niteliğine, kanuni hükümlere ve tarafların kararlaştırdığı geçerli şartlara göre değişebilir.

Haklı Nedenle Fesih

Belirli sözleşme ilişkilerinde haklı nedenin varlığı, sözleşmenin sona erdirilmesi bakımından önem taşıyabilir. Haklı nedenin kapsamı her sözleşmede aynı değildir.

Fesih bildiriminin şekli, zamanı, geçerli sebebi ve sonuçları değerlendirilmeden sözleşmenin sona erdirilmesi hak kaybına neden olabilir.

Haksız Fesih Nedeniyle Tazminat

Sözleşmenin hukuka aykırı şekilde sona erdirildiği iddiasıyla tazminat veya başka talepler ileri sürülebilir. Ancak hangi zararların talep edilebileceği, sorumluluk koşulları ve sözleşmenin türüne göre belirlenir.

Cezai Şart ve Sözleşme Cezası

Cezai şart, sözleşmede belirlenen bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde belirli bir edimin yerine getirilmesini öngören sözleşme hükmüdür.

Cezai şartın geçerliliği, miktarı ve uygulanması Türk Borçlar Kanunu ve varsa ilgili özel hükümler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kanunun izin verdiği durumlarda aşırı ceza koşulunun indirilmesi gündeme gelebilir. Ancak tarafların tacir olup olmadığı gibi özellikler nedeniyle özel sınırlamalar uygulanabilir.

Sebepsiz Zenginleşme

Sebepsiz zenginleşme, haklı bir hukuki sebep olmaksızın bir kişinin malvarlığının başka bir kişinin aleyhine zenginleşmesi durumunda gündeme gelebilen borç kaynağıdır.

Yanlış kişiye ödeme yapılması, hukuki dayanağı ortadan kalkan bazı ödemeler veya geçerli bir sebep bulunmaksızın elde edilen menfaatler sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilebilir.

İade talebinin kapsamı, zenginleşmenin niteliği, tarafların hukuki durumu ve ilgili zamanaşımı hükümleri incelenmelidir.

Haksız Fiilden Doğan Borçlar

Haksız fiil sorumluluğu, hukuka aykırı bir davranış sonucunda başka bir kişinin zarara uğraması halinde kanuni koşullarla ortaya çıkabilir.

Haksız fiilden doğan sorumlulukta hukuka aykırılık, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı gibi unsurlar önemlidir. Bunun yanında kanunda kusursuz sorumluluk halleri de düzenlenmiştir.

Haksız fiilden doğan tazminat talepleri bakımından Tazminat ve Sigorta Hukuku alanı da değerlendirilebilir.

Satış Sözleşmesi ve Satıcının Sorumluluğu

Satış sözleşmesi, satıcının satılanı devretmeyi, alıcının ise kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşme türüdür.

Satış sözleşmesinde teslim, ödeme, ayıptan sorumluluk, zapttan sorumluluk ve diğer yükümlülükler uyuşmazlık konusu olabilir.

Ayıplı Mal Nedeniyle Sözleşmeden Dönme

Satılan malın ayıplı olduğu iddiasında, ayıbın niteliği ve ilgili kanuni koşullara göre bedel indirimi, onarım, değiştirme veya sözleşmeden dönme gibi talepler gündeme gelebilir.

Taraflardan birinin tüketici sıfatıyla hareket etmesi durumunda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri öncelikle değerlendirilmelidir.

Ayrıntılı bilgi için Tüketici Hukuku alanı incelenebilir.

Kira Sözleşmeleri

Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının ise karşılığında kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Kira bedelinin ödenmesi, artış, depozito, sözleşmenin uzaması, bakım ve onarım yükümlülükleri ile tahliye talepleri kira hukukunun önemli konularıdır.

Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi

Kira sözleşmelerinde sona erme şartları, kiralananın türüne ve sözleşmenin niteliğine göre değişebilir. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracıyı koruyan özel hükümler bulunmaktadır.

Kiraya verenin sözleşmenin süresinin dolduğunu belirtmesi, her durumda kiracının kendiliğinden tahliye edilmesini sağlamaz.

Kira ve tahliye uyuşmazlıkları için Gayrimenkul Hukuku alanı da önem taşır.

Eser Sözleşmesi ve Yüklenicinin Sorumluluğu

Eser sözleşmesi, yüklenicinin belirli bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme türüdür.

İnşaat, tadilat, imalat ve diğer belirli işlerin gerçekleştirilmesi eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilebilir.

Eserin ayıplı olması, eksik teslim edilmesi, zamanında tamamlanmaması veya sözleşmeye uygun gerçekleştirilmemesi uyuşmazlık oluşturabilir.

Eksik ve Ayıplı İşlerin Tespiti

Eser sözleşmesi uyuşmazlıklarında teknik şartname, sözleşme, teslim tutanağı, işin gerçekleşme durumu, ödeme belgeleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi önemlidir.

İnşaatla bağlantılı sözleşmeler bakımından İnşaat Hukuku alanı da değerlendirilebilir.

Vekâlet Sözleşmesi

Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme ilişkisidir.

Vekilin özen ve sadakat borcu, hesap verme yükümlülüğü, temsil yetkisi ve sözleşmenin sona ermesi gibi konular uyuşmazlık oluşturabilir.

Vekâlet ilişkisine dayalı sorumluluk taleplerinde sözleşmenin kapsamı, verilen talimatlar ve yapılan işlemler incelenmelidir.

Kefalet ve Teminat Sözleşmeleri

Kefalet sözleşmesi, kefilin belirli koşullarla borçlunun borcundan kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.

Kefalet bakımından Türk Borçlar Kanunu'nda özel şekil ve geçerlilik şartları bulunmaktadır. Azami miktar, kefalet tarihi, kefaletin türü ve kanuni diğer koşullar değerlendirilmelidir.

Teminat sözleşmelerinde ise teminatın türüne göre farklı hükümler uygulanabilir. Kefalet, garanti sözleşmesi ve ayni teminatlar aynı hukuki yapıya sahip değildir.

Ödünç Sözleşmeleri ve Borç Para Uyuşmazlıkları

Kişiler arasında para verilmesi veya mal ödünç alınması nedeniyle uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

Ödünç ilişkisinde paranın hangi hukuki nedenle verildiği, geri ödeme tarihi, faiz anlaşması, banka kayıtları ve tarafların yazışmaları önemlidir.

Her para transferinin kendiliğinden ödünç sözleşmesi olduğu kabul edilmemelidir. Ödemenin hukuki sebebinin ispatı ayrı değerlendirilmelidir.

Sözleşmelerde Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü

Mücbir sebep, belirli hukuki ilişkilerde borcun ifasını etkileyen ve tarafların kontrolü dışında gelişen olaylarla ilgili olarak gündeme gelebilir.

Ancak her ekonomik zorluk veya beklenmeyen olay doğrudan mücbir sebep oluşturmaz. Olayın sözleşmeye etkisi, öngörülebilirlik, kusur ve diğer koşullar değerlendirilmelidir.

Aşırı İfa Güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması

Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü, kanuni koşulların gerçekleşmesi halinde sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması veya diğer hukuki sonuçların değerlendirilmesine imkân tanıyabilir.

Ekonomik koşulların değişmesi, tek başına her sözleşmede uyarlama hakkı doğurmaz. Olayın öngörülemez niteliği ve sözleşme dengesine etkisi somut olarak incelenmelidir.

Borç İlişkilerinde Zamanaşımı

Zamanaşımı, kanunda belirlenen sürenin geçmesinin alacağın dava ve takip yoluyla ileri sürülmesine ilişkin sonuçlar doğurabildiği hukuki kurumdur.

Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi kapsamında, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacaklar için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır.

Ancak kira bedelleri, dönemsel edimler, bazı ücret alacakları, tazminat talepleri ve diğer özel borç ilişkilerinde farklı zamanaşımı süreleri uygulanabilir.

Zamanaşımının başlangıcı, durması ve kesilmesiyle ilgili hükümler de önemlidir. Bu nedenle bütün alacaklar için tek bir süre uygulanacağı düşünülmemelidir.

Sözleşme Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Borçlar ve sözleşmeler hukukundan doğan bazı uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk uygulanabilir.

Özellikle ticari uyuşmazlıklar, kira ilişkilerinden kaynaklanan belirli uyuşmazlıklar ve özel kanunlarda düzenlenen bazı dava türlerinde arabuluculuk şartı gündeme gelebilir.

Ancak her alacak davası veya her sözleşme uyuşmazlığı için arabuluculuk zorunlu değildir. Tarafların sıfatı, dava konusu ve ilgili kanuni düzenlemeler dikkate alınmalıdır.

Arabuluculuk süreci hakkında Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümü alanı da incelenebilir.

Borçlar ve Sözleşmeler Hukukunda Deliller

Sözleşme uyuşmazlıklarında hakların korunması, çoğu zaman tarafların hukuki ilişkiyi ve iddialarını uygun delillerle ortaya koyabilmesine bağlıdır.

  • Yazılı sözleşmeler ve ek protokoller
  • Faturalar, makbuzlar ve banka dekontları
  • Teslim tutanakları ve irsaliyeler
  • İhtarname ve tebligat belgeleri
  • E-posta ve hukuka uygun elektronik yazışmalar
  • Ticari defterler ve hesap mutabakatları
  • Ekspertiz, bilirkişi ve teknik inceleme raporları
  • Tanık beyanları ve diğer hukuka uygun deliller
  • İcra takip belgeleri ve mahkeme kararları

Delillerin değerlendirilmesinde uyuşmazlığın türü, ispat yükü, senetle ispat kuralları ve diğer usul hükümleri dikkate alınmalıdır.

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sözlü sözleşmeler hukuken geçerli midir?

Kanunda özel şekil şartı öngörülmeyen sözleşmeler sözlü olarak da kurulabilir. Ancak sözleşmenin varlığının ve içeriğinin ispatı ayrı bir hukuki konudur.

İmzalanan sözleşme sonradan iptal edilebilir mi?

Sözleşmenin hukuki niteliğine ve geçerlilik koşullarına göre yanılma, aldatma, korkutma veya diğer kanuni nedenlerle sözleşmenin bağlayıcılığına ilişkin talepler gündeme gelebilir.

Sözleşmeye aykırılık halinde tazminat istenebilir mi?

Kanuni sorumluluk koşullarının bulunması halinde tazminat talep edilebilir. İhlalin niteliği, zarar, kusur ve illiyet bağı değerlendirilmelidir.

Borçlu ödeme yapmazsa hangi yola başvurulur?

Alacağın dayanağına göre ihtarname, icra takibi, alacak davası veya diğer hukuki yollar değerlendirilebilir. Takip türü ve dava şartları somut olaya göre belirlenmelidir.

Sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?

Kanunda veya geçerli sözleşme hükümlerinde öngörülen koşulların bulunması halinde tek taraflı fesih mümkün olabilir. Her sözleşmede aynı fesih hakkı mevcut değildir.

Cezai şart her durumda ödenmek zorunda mıdır?

Cezai şartın geçerliliği, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediği ve özel kanuni hükümler değerlendirilmelidir. Her sözleşmede cezai şart aynı sonuçları doğurmaz.

Sözleşmeden dönme ile fesih arasındaki fark nedir?

Bu işlemler sözleşmeyi sona erdirme yönünden benzer amaçlara sahip olsa da hukuki sonuçları sözleşmenin türüne göre farklılaşabilir.

Yanlışlıkla gönderilen para geri alınabilir mi?

Hukuki sebebi bulunmadan yapılan belirli ödemeler bakımından sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebi gündeme gelebilir. Ödemenin nedeni ve deliller değerlendirilmelidir.

Bir borç kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Türk Borçlar Kanunu'nda genel zamanaşımı süresi 10 yıl olmakla birlikte, belirli alacaklarda daha kısa veya farklı özel süreler uygulanabilir.

Ekonomik kriz nedeniyle sözleşme değiştirilebilir mi?

Aşırı ifa güçlüğünün kanuni şartları bulunuyorsa sözleşmenin uyarlanması gündeme gelebilir. Ekonomik koşulların değişmesi her durumda uyarlama hakkı doğurmaz.

Kefalet sözleşmesi yazılı olmak zorunda mıdır?

Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesi için özel şekil şartları düzenlenmiştir. Yazılı şekil ve kanundaki diğer geçerlilik koşullarının sağlanması gerekir.

Alacak davası açmadan önce arabuluculuğa gidilir mi?

Uyuşmazlığın türüne göre arabuluculuk dava şartı olabilir. Ancak bütün sözleşme ve alacak davaları için aynı zorunluluk bulunmaz.

Borçlar ve Sözleşmeler Hukukunda Hukuki Danışmanlık

Borçlar ve sözleşmeler hukukunda uyuşmazlıkların önlenmesi ve çözümlenmesi için sözleşmenin doğru hazırlanması, tarafların yükümlülüklerinin açık belirlenmesi, ödeme ve teslim kayıtlarının korunması, uygun başvuru yollarının seçilmesi ve kanuni sürelerin takip edilmesi önem taşır.

Ali Ercan Kalay Hukuk Bürosu, İstanbul'da borçlar ve sözleşmeler hukuku kapsamında sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, alacak davaları, sözleşmeye aykırılık, temerrüt, fesih, cezai şart, satış, kira, eser ve vekâlet sözleşmeleri ile diğer borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

Ara WA WhatsApp